| Cömert Yılmaz | ||
|
Toz Duman un ufak olmus kalplerin merhameti kac zamandır yoktu ortalıkta meğer toz toprağa karışmış insanlığın şefkati vicdanların terk ettiği bedenler keyif içinde nasıl da şeref satmakta kırmızı sarap niyetine kan emici vampirler coğrafyası güneşti yok olmaya terk edilmiş bir halkın kokusu duman karasıydı alev s/açan çiçeklerin topraklarında namerdin postal izi izlerinde insafsızlığın lekesi kaç kişi kaldık kaç kişi varız yalın ayak ateşlerde yürüyen çocuklara kalbinden çarık yapacak barışa susamışlığın haritası çizilmişken dudaklarına böyle z/amansız ziyan olmanın ismi kader konmuştu yıllardır muştusuz kalmadılar ecelden yana azıklarında eksik olmadı ölümün acılı t/adı bir içimlik ömürleri vardi içine cekti insan(!) suretli cani Cömert Yılmaz http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=752758&order=oto 13-02-2008 22:25 85.110.217.183 |
||
| unutma birgün ölüm var... | ||
|
SENIN OLMADIGIN YERDE Adina ask koydugun o buyuk bosluga ben koca bir hayat sigdirdim... Beni sevmemene isyan edip kacmak, sende aradiklarimi hayatla doldurmaya calismak, ruhumun en buyuk yanilgisiydi... Hayat bana en acimasiz yuzunu sevgini inkar ettigim zamanlarda gosterdi... Ve simdi asil olmam gereken yerde, hayata basladigim yerde, kalbindeyim... Vazgecilmez olusunun sirri bu iste: Senin olmadigin yerde ne oldugunu biliyorum... 13-02-2008 19:34 85.99.7.53 |
||
| UNUTMA BİRGÜN ÖLÜM VAR... | ||
|
farkındamıyız!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Farkında Olmalı İnsan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen... Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken \\\"Dünya Benim!\\\"Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların \\\"Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!\\\" Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli. ? Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli. Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli. Ve Ona Göre Yaşamalı. Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli. Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine \"Seni Çok Seviyorum!\" Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli. Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli. Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ. Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür. 13-02-2008 12:05 85.99.7.53 |
||
| UNUTULAN ASKKKKKKKKKK | ||
|
seni hayal etmek bile guzel sen yoksun ama ben yinede hediyeni hazirladim sevgililer gunu geldi sen esine hediye alacan bense unutulan askima birgun cikip gelecen cekip gitiyin kapidan okadar zormus ki seni ozlemek okadar zormuski seni baskalariyla paylasmak hala kabullenemedim senin beni terkedisine gurbete cikip gitiyimde senden haber alamadigimda askerden donusun evlilik icinmiydi soz vermistin hani o koyu yakarim senide baskalarina yar etmem diyisin gel artik biktim bu hasreten BIKTIMM KOMUR GOZLUM KAYA 12-02-2008 23:55 84.87.198.242 |
||
| ACABA(sensizim artık harun) | ||
|
dönelim Döndürsün bizi Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan Ve akılda kalan bir yokuştan Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından Ve çocukluktan Dönelim Dönelim mi biz Gençlikten, oralardan Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan Dönelim mi acıya Acıya, büyük acıya Ve soralım mı acaba Ey büyük yalnızlık insansan eğer Bir kaya Dalgalar yalarken onu O bakarken kaskatı kalabalıklara Ah, kalbin bulut bulut akan sesi. Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı Kedilerden örülmüş bir semte Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği Belki de genç bir şairden ödünç alınan. Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına Azıcık vakit kalmış Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar Gövdenin yazgıya başkaldırması mı Ruhi Beyin Başkaldırması mı yoksa Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı Vaktinde anlamanın sevinci mi Ya da biraz geç kalmanın O gereksiz tedirginliği mi Hangisi Ama belli ki sonundayız her şeyin En sonunda. 10-02-2008 15:58 81.215.38.212 |
||
| NaMe | ||
|
kırık dökük mektuplar yazıyor titreyen parmaklar parçalanmış hüzünleri derleyip satır aralarına serpiyor kalem dağınık kelimelerden dert ekmekte k/ağıda gönlün akılsız y/anı derme çatma hayeller kurmakta virane sevdalara döner beden üzerine titrenen ümitler harabeden beter yıkılmış düşlerin kalıntısıdır şimdi mutluluğa t/uzak yerlerde ar damarı çatlamış hasretler eşlik eder yalnızlığa uslanmaz bir özlem\\\'e ev sahipliği yapar yürek türküler vurulur her sokak arasında kan revan içinde kalır gurbet yaralı maraldır ezgiler kor ateşlerde yanar savrulur külleri vuslatın kaldırımları yosun tutmuş her taşında yosmaların kokusu tüter toz pembe resimler çizilir siyah beyaz hayatlarının üstüne çiçek açmayan baharların hazin öyküsüdür topraklarında gül bitmiyor şehirlerin işçi çocukların ıslıklarında ki şarkılardır kentleri hüzünle dolduran biraz ter, biraz gözyaşıdır kalbi nemli kılan dinlenen her aşk masalının içine biraz yalan dolanır içi sızlar eylülün masumiyetini yitirir işçi çocukların şarkıları 2007 Cömert Yılmaz http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?ts23=07.02.2008%2020:32:53&sair=18107&siir=812955&order=oto 07-02-2008 20:33 85.110.203.224 |
||
| Şiir gücenmeden | ||
|
hakkını verebilmekti kalemin utandırmadan yüzünü, kağıdın dizeler yazabilmekti edebi /ha/ yattan en onurlu cümleleri sarf edip şerefini yere düşürmemekti şairin marifeti ihanete uğratmadan tek harfi göğsüne takabilmekti sadakatın apoletini fikrinden olmayanı defetmek değildi sevmek bağrına basabilmekti sövmeden ve tükürmeden hiç bir ırkın soyuna el uzatmaktı hakikat siyahı yermeden beyazı övmekti aslolan bütün hüner renklerin cazibesine saygıyla eğilmekti hoşgörüyü çiğnetmeden ayaklar altında her satır da sevgiyi anlatabilmekti halkına şiir dediğin yalnızca meşkten ibaret değildi kafiyesi arsızlığın lüzumu yoktu yokluk içinde umut ararken kimsesizlik ve çaresizlik pusu kurmuşken yollara peşine düşülmezdi aşkın, sevdanın rezil-i rüsva etmeden duyguları noktaya fırsat vermeli küstürmeden kağıdı, kalemi ve inkar etmeden hiç bir milletin kelamını? 2007 Hakkın adaletidir, halkların kardeşliği Cömert Yılmaz http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=796185&order=oto 07-02-2008 20:31 85.110.203.224 |
||
| AşkNeMA | ||
|
sırıtıyordu hayat sırtından vurulan kadına bıcak izi değildi sırtında duran leke ihanetin mührüydü tenine yapışan damga bircan daha tükendi, hayat hedefini yine on ikiden vurmakta adamlık pazarlara düşmüştü bin dirhem şeref bir akçeyle yer değiştirmekte alıcısı çoktu namussuzluğun utanma/k diye bir şey yoktu onursuzluk kapanın elinde kaldı, gün yüzsüzlerin/ üzerine doğru/doğmakta hergele meydanlarında yiğit(!) aramakla geçiyor ömür iki yüzlülüğü açığa çıkıyordu d/eli/kanlılığın erkeklik dediğin sövüp saymaktan geçmeliydi yolu kaypaklık diz boyuna erdi, namertlik racon keserken hainlik kapanın elinde kalmakta şarlatanlık yapar arsız duygular kendini yenileyen iklimler aciz kalır çaresizliğe aşk diye bir şey yokmuş (!) biraz şehvet katmakmış arzulara küstah gecelere yenik düşerken sadakat ihanet, yine zaferini kutlamakta Cömert Yılmaz http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=882786&order=oto 07-02-2008 20:30 85.110.203.224 |
||
| BEN HAYMANA KIZI NURSEL | ||
|
birindarım derman tuyi ez nıgaşım doktor tuyi awa sarım zozan tuyi ez aşıgım aşkım tuyi ez bımırım mzar tuyi ez gelek hejte dıkım rıhamın bunun ne demek oldunu tam olarak bilmiyorum umarım siz biliyosunuz dur 05-02-2008 16:53 88.224.246.13 |
||
| nursel defne -haymana kızı | ||
|
paketimdeki son sigara ile silahımdaki son kurşunu senin için ayırdım seni düşündüğüm zaman sigarayı yakarım seni unuttugum zaman KAFAMA SIKARIM !!!! 05-02-2008 16:45 88.224.246.13 |
||
| __ | ||
|
Biz biliriz bizim işerimizi.İşimiz kimseden sorulmamıştır.Kılıçla,mızrakla,topla,tüfekle,başımız bir kere eğilmemiştir. **DİKMENLİ** 28-01-2008 19:22 88.231.12.118 |
||
| __ | ||
|
Aldım seni çıktım gurbet görmeye. Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye.Ne lüzum var şuna buna sormaya.Senden ayrı ne hal oldum gör beni **DİKMENLİ** 26-01-2008 22:13 88.231.102.106 |
||
| unutma birgün ölüm var.... | ||
|
dostlarımabir kor gibi düştün yüreğimeseni hayal ederkensensizlikle kaybolmuşumdüşmanlarım güler oldu kalbim ise ağlar sensizlik çok zor dostum hemde çok zoroy daha dün senin mutlu gülüşün geliyor hiç çıkmadığın aklıma hasret zor hele ki sensizlik gözlerime baktığında ismini görürdün kabime aktığında kendini şimdi sen yoksun sensizlik varşimdi sevincim yok hüznüm varşimdi dostum, canım yok sensizlikle yanan bir kalbim varoysa gözlerine dalıpseni ne çok özlediğimi, söylemek isterdim hasretinle neler çetiğimibir bir anlatmak isterdimah dostum ahburda herşey sahteburda herşey çok zorherşeye katlanabilirim sanmıştımama sensizliğe asla katlanamıyorum. SİZİ SEVİYORUM (?) 25-01-2008 09:23 81.213.69.63 |
||
| unutma birgün ölüm var.... | ||
|
bir kuş olmak isterdim kanatlanıp sevdiklerime gitmek için........................... bir ses olmak isterdim sevdiklerimin kulağında çınlamak içi.................. bir göz olmak isterdim sevdiklerimin yüreğini görmek için bir dil olmak isterdim herkese güzel şeyler söylemek için seni seniseviyorum diyebilmek için bir su olmak isterdim sevdiklerimin içini ferahlatmak için bir uçurtma olmak isterdim gökyüznde özgürce dolaşabilmek için bir gemi olmak isterdim okyonuslara açılabilmek için bir köprü olmak isterdim 2 yeri brbirine bağlamak için bir el olmak isterdim sevdiklerime dokunabilmek için bir sevda olmak isterdim sevdiklerimin yüreğinde sonsuza dek kalmak için bir ev olmak isterdim sevdiklerimi içimde barındırmak için bir çiçek olmak isterdim hermevsim açıp etrafa kokular yaymak için bir bebek olmak isterdim herşeyden kötülüklerden hebersiz uyumak için bir rüya olmak isterdim heran sevdiklerimi görmek için bir yastık olmak isterdim sevdiklerime yakın olmak için bir kar omak isterdim sevdiklerimin üstlerine yağmak için bir rüzgar omak isterim bazen uzaklara esmek için bir ateş olmak isterdim bazen alev almak için bir türkü olmak isterdim diyar diyar dillerde dolaşmak için bir siz olmak isterdim kötülükleri örtmek için bir dağ olmak isterdim güçlü ve yüksek kolay erişilmemek için bir saz olmak isterdim her telde ayrı bir hüzün vermek için bir gül olmak isterdim kırmızı ve mis kokan bir gülümseme kazanmak için bir dünya olmak isterdim barışın huzurun sağlığın kardeşliğin demokrasinin, laikliğin hayırlı insanalrın olduğu biryaşam bir güzellik evreni olmak için bir umut olmak isterdim insanların yaşamalrına anlam katmak için kimsenin umutlarını kırmayın belkide sahip oldukları tek şey odur hayal kurmak güzeldir gerçekleşmediği için ondan daha güzelide birgün gerçekleşmeyecek diye kurduğun hayellerin birgün gerçek olmasıdır... 25-01-2008 09:21 81.213.69.63 |
||
| sensiz soluyorum (UĞUR M.YILMAZ) | ||
|
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum... anlayacağın Mavi mavi ölüyorum... Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak.... 03-01-2008 19:42 |
||
| Emperyalist Savaşlarda Yiten Dünya Çocullarına. A, Oral | ||
|
Emperyalist Savaşlarda Yiten Dünya Çocullarına. Ben açlıkla doyurulmuş bir çocuğum Nişangahında kahpeliğin. Dünyanın her yerinde Ölüm adlanır solgun gülüşlerime. Bazen başımda kartallar bekler Öldüğümde leşimi yemek için Bazen babamın kollarında vurulurum Filistin sokaklarında ... Dilim farklı diye Rengim farklı diye Nasıl söylenir bilmem Ben ölmek istemiyorum..... Az sonra yine bombalar yağacak üstümüze Yine barut kokularını silecek Baygın et kokuları Yine çağın ihanetiyle yüzleşeceğim...... İki iri zeytin tanesi gibi- Anlıma fırlayan gözlerimi sunacağım Amerikan köpeklerine.......................... Şubat 2003 Abdullah Oral 22-12-2007 08:36 |
||
| UNUTULAN ASKKKKKKKKKK | ||
|
yillar ne kadar cabuk geciyo sanki hic aci cekmemisim gibi sanki ben deyilede baskasi o aciyi cekmis gibi yillar gecsede hayatim sir olsada tek seyi biliyorum o da halla sensizliye alisamadigim kim bilir belki karsilasacagiz belkide birbirimimizi taniyamayacagiz ama tekseyi iyi biliyorum kalpim sensizliye dayanamaz olurrrrr 18-12-2007 00:50 |
||
| unutma birgün ölüm var | ||
|
Yolcuya habermiş sonsuz makamdan. İbretli dönüşün ölüm belgesi. Yalancı ihsanın düşsün yakamdan. Ölümsüz Nemrud'un hani gölgesi. Gecenin ortası misafir şafak. Baktım ki ışıkta tanıdık tabut. Üstüne kapanmış şifreli kapak. İçinde bir ömür üç metre çaput. Yarışta su olmak temizlik sanık. Terazi şimdilik dengeye ağsın. Kimisi dereden aksın bulanık. Hakkıyla arınan buluttan yağsın. not(yazdığım şiirler bana ayit değil alıntıdır hoşuma gitti sizle paylaşmak istedim) 10-12-2007 14:58 |
||
| unutma birgün ölüm var | ||
|
... Sen yaralı serçemdin benim. Yüreğime kondun, bense söz eyleyip dilimden uçuramadım seni ya Resûlallah! Kalbim seninle tanıdı sevdayı, bense kırmızı bir gül verip canana, tanıtamadım seni ya Resûlallah! Ruhum sensiz kördü, karanlıktı. Sen, gören gözü idin ruhumun. Bense nefs gözlüğümü çıkarıp, gözümün ta içine bakanlara gösteremedim seni ya Resûlallah! Sen ıslah ettin yüreğimi, huzuru oldun kalbimin. Bense nice sıkıntılı dostlarıma, yüreğimdeki senden bir buket sunup, huzur veremedim ya Resûlallah! Sen solmasını istemediğim çiçeğiydin ruhumun, bense sünnetullah deryasından bir bardak su dökemedim sana ya Resûlallah! Sen ziyafet verdin gönlüme, bense hadis sofrasına oturup lezzetini tadamadım ya Resûlallah! Sen dertlerime ilâçtın, dermandın yaralarıma. Bense gözyaşlarımı su eyleyip içemedim seni ya Resûlallah! Sen ki ahlâk merdiveninin zirvesindeydin. Bense terbiye çarığını giyip, huzuruna çıkamadım ya Resûlallah! Sen bir hoşgörü pınarıydın, usulca aktın kalbimin derinliklerine. Bense içerine girip, günah kirlerimi yumamadım ya Resûlallah! Sen ki yanık sevdamdın benim. Seni göremeyişin, göremeyecek oluşun ümitsizliği ateş olup yaktı beni. Bense Rahman'dan bir damla rahmet dilenip, bu ateşi söndüremedim ya Resûlallah! Sen olmasan yoktu yüreğim, sen ki her şeydin benim için. Bense hiçbir şeyliğimi bilip, her daim boynumu bükemedim ya Resûlallah! Yaşanılmaya en lâyık aşk sende idi, görülesi göz, duyulası söz sende. Bense Asr?ı Saadet'e benzemeyen şu ömrümde, seni bulamadım ya Resûlallah! ... 10-12-2007 10:03 |
||
| Seni Sevmişim Yar | ||
|
Seni Sevmişim Yar Kır menekşelerini büyüttüğüm yüreğimde. Sen/ çölleri yarattın/ Bir damla su istiyorum senden/ ey sevgili. Şimdi boynumu sıkar durur kendi ellerim. Nehirler gerekmiyor tükenmiş ümitlere. Bağışla beni sevda üstüne yar Hüküm giydirme ne olur sensizliğe Senden öğrendim / sevmeyi/ özlemeyi N!olur öğretme içimdeki seni öldürmeyi Gözlerimi türkü ırmaklarında döndürme Zaten değirmen taşı olmuşum dağlarında Bir sana/ birde sensizliğe/ döner dururum yar......... Yüreğim kanat çırpar oldu Geleceğin günün özlemine Kaç bahar yasak aşklara vurulmuşum Titreyen yüreklerin deltasında yar. Sensizliğin acılarını sakladım yatağıma Dağlarım inceden esen yel gibi ıssız Sorun kalbime özlemek nedir. Acı nedir, hüzün nedir. Ben yüreğimden daha çok /seni sevmişim yar.. abdullah oral 04-12-2007 17:27 |
||
| eskişehir den erdal aydoğan | ||
|
Hani asker ağlamaz diyorlardı, İşte ağlıyor, Hani asker sevmez diyorlardı yarim aklımdan çıkmıyor, Hani asker ölmez diyorlardı baksa azrailin elinde ismim yazıyor. Hani sevenler aylrılmaz diyorlardı, Baksana bir mektup bile gelmiyor, Hani asker unutulmaz diyorlardı, soranım bile olmuyor, Hani asker ölmez diyorlardı,baksana azrailin elinde ismim yazıyor. Hani asker özlemez diyorlardı, Baksana gözlerim seni arıyor, Hani asker sevmez diyorlardı, Yüreğim kan ağlıyor eskişehir den erdal aydoğan 1987/1 devrelerime hediyemdir mehtap 22 şafak44 herkese saygılar 04-12-2007 17:27 |
||
| unutma birgün ölüm var... | ||
|
** askere mektup**** gittin ya bu şehirden sensiz kaldı yine şehir ve acı çeken yüreğim senin için ağladı bugün bulutlar senin için esti rüzgarlar.haykırdı san herkes herşey,bu şehir haykırdı.sana gitme diye hoşcakal diye çaresizce ama sen duymadın gittin.duymadın sadece onlar değildi sana haykıran kuşlar solmuş yapraklar yüreğim haykırdı sana sen duymasanda herşey farklıydı artık bu şehirde tren bile başka yöne gitti sular kurudu kar yağmadı beyazlar içinde üşüme diye ...gittin bu şehirden yoksun biliyorum artık sende haykırdın bu şehire ama şehir duymadı seni ama ben duydum gülüm sesin titriyordu ağlıyor gibiydin sanki ağlama sakın gülüm bende ağlamıyorum gülüm sana söz verdim demiştin ya gülüm ağlama ağlarsan akan göz yaşın olurum diye işte oyüzden ağlamıyorum seni silmemek için....yoksun artık bu şehirde bu şehirde senin içinde biliyorum..herkes herşey üzgün bu şehirde hiç birşeyin tadı yok hiç kimse beni güldürmüyor hiç kimse senin kadar çok sevmiyor hiç kimse senin bana gülüm dediğin kadar içten seslenmiyor.sende mutsuzsun o şehirde beni özlüyorsunuz heran beni düşünüyorsun tıpkı benim seni özleyip düşündüğüm gibi özledin biliyorum gülüm ama merak etme birgün gelecek bu askerlik bitecek hasretlik sona erecek ağlayan gözler gülecek..sen bana eskisi gibi gülüm diyeceksin bende sana canım diyeceğim bekliyorum seni bu şehirde sana söz canım bekliyorum geleceğin günü ..geldiğin gün ben bildiğin yerde bildiğin saatte bildiğin gibi seni bekliyor olacağım.......... 04-12-2007 17:27 |
||
| yanlızlık aliihsan bağcacı | ||
|
geçen birine rsaladım aynı sokata gözleri sen kaşları sen, koştum heycanla peşinden, ve hayatımda ikk defa bir tokat yedim senin yüzünden.... 04-12-2007 17:26 |
||
| VARLIĞIN SIRRINA ERİLMEDİ Kİ- abdullah oral | ||
|
VARLIĞIN SIRRINA ERİLMEDİ Kİ İlkel Komünalden geldik bu güne Çağların karnı hiç yarılmadı ki Kötülük çözülmez kördüğüm oldu İnsan birliğine varılmadı ki Evvel yurtsuz idik konar göçerdik Kara yel içinde gülü seçerdik Bazen yağmur eker dolu biçerdik Doğayla barışık durulmadı ki Ne kaderdir varlık nede yazgı Düşmedi dillerden sızılı ezgi Haki katı sırra varmadı sezgi Meydana er postu serilmedi ki Ne fark edersarı beyaz ve kara İnsanı hak bilip duralım dara Asırlardır kanar Halklarda yara Sarmaya dotca el verilmedi ki Madem ki biz halkız bu ayrım ne ki Her yerde aynı sömüren yanki Göz yaşının rengi ayrımı sanki Yıllardır kanadı durulmadı ki Bedrettin hak için post?a oturmuş Kötü nefsi bir bir nara yatırmış Barışı sevgiyi bize getirmiş Varlığın sırrına erilmedi ki Derler incinsende incitme canı Boşyere akıtma damarda kanı Değilmi ki Dünya alemin malı Doğruluk yüküyle girilmedi ki Dede Sultan yapmış halka çağrıyı Kardeş sofrasında bulmuş doğruyu Meclise koymamış kötü eğriyi Kanayan yaralar sarılmadı ki.. Hürriyet değilmi menzile varış Savaşmadan olmaz inanki barış Kavgaya girmeden boşa yakarış Tutsaklık zinciri kırılmadı ki Sömürülen İnsan yedi kafayı Üretir süremez bir gün sefayı Eğile büküle çekmiş cefayı Ezenlerle hesap görülmdi ki Her şey bozuk kendi içinde başka Can olmaz ise canan gelirmi aşka Koskoca bir ömrü doldurduk teşte İnsan hamuru çiğ karılmadı ki Hoşgörü barışla düştü bir gama Dünya kalmış yanki puşt bir yam yama Kötülük öldükçe dirilmiş amma İyilik bir türlü dirilmedi ki Herzaman koydular işçiyi yaya Üreten kim söyle giden kim aya vurguni sanmayın küstü dünyaya O halkına bir gün darılmadı ki... abdullah oral 04-12-2007 17:26 |
||
| DERTLİYİM BÜGÜN YİNE GELDİLER | ||
|
Ne dertsiz bir günüm var ki bugünümde geçsin dertsiz Daldım hayyaleri ne senle neler ne?ler kurdum hayallerde Senle olmak hayalde olsa yeter ama ya gerçekler yine geldiler Ne zaman gelmiycekler bir bilsem bence hep gelecekler sence? Sen yoksun ya onlar beni hiç terk etmiycekler ah dertler ah dertler Gelmeseler dertler bir gün sen çıkıp gelsen nerde o günler Sensiz günler hep geldi dertler ya dertsiz günler sen? Çıkıp gir gelsen boynuma sarılı versen beni terk ketse dertler ah nerde Sadece hallere beni hiç terk edip gitmediler sende hiç gelimiyeceksin zaten terika musto yasinn 04-12-2007 17:25 |
||
| ask | ||
|
Ciktim bir gün boz kirin daglarina oturdum bir kayanin üstüne gördüm bir Papatya cicegini aldim elim baktim Papatya falina seviyor sevmiyor diye cik sevmiyor diye döküldü gözlerimde göz yaslirim iste anladimki seni gercekte kaybetimi bunu asla unutma ben seni sevmekten vaz gecmiyecegim ( yazar b) 04-12-2007 17:25 |
||
| ESKİŞEHİRLİ(YAKUP) | ||
|
Yaz gününde kar yağınca başıma Hava sıcak üşüyorum gördün mü! Bu düz yolda neler çıktı karşıma Adım başı düşüyorum gördün mü! Sarhoş gibi dolanırken ayakta Gözüm kalır cadde Pazar sokakta Yüzün varsa dönüp arkana bak ta Bu halime şaşıyorum gördün mü! Gönlüm sığmaz geçer mi hiç elekten Bir mutlu an çalamadım felekten Mısralarım dökülünce yürekten Kalemimden taşıyorum gördün mü! Umudumun hayal olduğu her gün Mutluluk uzakmış benim gördüğüm Bütün hayallerim şimdi kör düğüm Anılarla yaşıyorum gördün mü..! ESKİŞEHİRLİ(YAKUP) 04-12-2007 17:25 |
||
| ESKİŞEHİRLİ(YAKUP) | ||
|
Yalvaran bakışlarla çağıracak seni gözlerim Ama sen hiç gelmeyeceksin Bir tek senin için çarpacak yaralı kalbim Ama sen bunu hiç bilmeyeceksin Ve bir gün mecbur kalıp Seni yüreğimin içine gömüp Çekip gideceğim buralardan Gidişimi, yokluğumu hiç hissetmeyeceksin En ağır yükümse Sana ve sevdana olan hasretim olacak Göz yaşlarım ile teselli bulacak Hayalin ile avutacağım kendimi Bunu kabullenmek, buna alışmak Çok zor olacak biliyorum İşte bu yüzden sensizliğin adını "KADER" Koyuyorum... ESKİŞEHİRLİ(YAKUP) 04-12-2007 17:24 |
||
| BİTANEM ASKERİM | ||
|
SENİ SEVİYORUM DERKEN İNAN BANA YALAN SÖYLEMEDİM YALAN SÖYLERKEN SENİ SEVİYORUM HİÇ DEMEDİM BEN SENİ TAHMİN EDEBİLECEĞİN KADAR DEĞİL TAHAMÜ EDEMEYECEĞİN KADAR COK SEVDİM MEĞER DEYMEZMİŞ....HAYMANALI P 04-12-2007 17:24 |
||
| Seni Aradım | ||
|
Seni Aradım Seni aradım, Umutlar tazelenirken yüreğimde. Seni aradım, Yaşamın kuytularında Boy verirken hayat. Seni aradım, Çocukluğum Karanlık gecelerin Dehlizine gömülürken. Seni aradım, Fabrika köşelerinde, Karpit, potas, yanık yağ Kokularıyla dolarken bronşlarım. Anahtarda, çekiçte Kumpasta, mikrometrede, Demiri delen çelikte- Dönerken torna aynası Sömürüden yana, Akıp giden demir talaşlarına karışan Alın terimde seni aradım. Seni halklılığım linç olurken Sanayi köşelerinde, Alanlarda çığlık çığlığa. Ekinde, tütünde, pamukta Ve narenciye tarlasında Kıpkırmızı narın çekirdeklerinde- seni aradım. Seni aradım. Seni açlığa doyurulmuş bebelerin Solmuş benizlerinde. Seni yeni doğan bebelerin Dünyaya açtığı gözlerinde, Sömürürken Annesinin memelerini Bebelerin damaklarında çatlayan dişlerde, Seni aradım. Seni gökyüzü ve yeryüzü arasında, Karadeniz gibi çalkalanırken yüreğim, Sahilleri kucaklayan dalgalarda Çakıl taşlarında seni aradım. Seni alev alev yanarken Aynı gökyüzünün altında- Sevdadan yana Kadınımın kollarında Umutlar devşirirken yarınlara Seni aradım. Nem rutubet kokan Kondu muzun kuytu bir odasında, Çocuk devrederken sırdaşıma, Seni aradım. Seni özgürce akıp giden nehirlerde, Alabalığın yüzgeçlerinde. Seni fırtınalı gökyüzünde, Uçuşan kırlangıçların kanadında. Seni türkülerde, Seni şiirlerde, Seni 1968?ler de Ortadoğu yollarında. İnsanca bir yaşam düşlediği için Kurşunlanırken gençlerimiz, Kan kusan namlulardan Fırlayan mermilerde. Seni 1972? de dar ağaçlarında, Seni yargısız infazlarda. Seni 1977 yılında Şişli meydanında. Seni Maraş?ta, Seni Sivas?ta, Seni Gazi?de, Seni 1996 yılının Temmuz ayında Ölüm oruçlarında. Seni aradım.. Zulüm boy verirken demir parmakların arkasında, Taş duvarlarla Paylaşırken acılarımı,Seni aradım. Seni işkencelerde, Ölümler düşerken gözlerime. Açlığın kollarında seni aradım. Ama sen hiç yoktun. Ülkemden çok uzaklarda- Ulaşamadığım bir sevdaydın, Sen özgürlüktün. Her zaman ülkeme yabancı kalan. Sen özgürlüksün. Uğruna sol yanlarımın Mahpuslarda kaldığı. Sen özgürlüksün, Dili yüreklenmiş serçeciğin yanı başında. Sen özgürlüksün Düşler savrulur yamaçlarından yaşamın- tutunarak adına hürriyet aşkıyla. Sen özgürlüksün Soluğu kesilen yiğitlerimizin- Dudaklarında adı kalan. Sen özgürlüksün, Sen özgürlük ???.. Temmuz 1996 abdullah oral 04-12-2007 17:24 |
||