| hüseyin köklü | ||
|
Bu yürek senin mi? Yorgun düşlerde yaslanacak dal arayan., Dünyaya sahipmiş gibi gezinirken bir yanı üşüyen., Hayat kırıntılarını toplayıp mutluluk halelerine dönüştürürken, Sevinç şarkıları söyleyen., Yalnızlığı yar edinmişken, ellerini boş sanarak, Sanıların tüylerini renklendirip sükunet tablosuna dönüştüren., Tek başınalığın efkarıyla vuslata veryansın eden., Etrafında gezip dolaşanların uzanıp tutamadığı, Gülücüklerini gonca yaprağına düşüremediği., Uykusuz gecelerin medarı iftiharı., Vefayı arayan infial!.. Bu sen misin? Özgürlüğün türabında, yeşermeye can atan körpe filiz., Şans yumağına hayat masurasından iplikler saran., Aşiyan da ah edip ah! Yuvam diyen.., Ucu gök kuşağına bağlanmış geçmişin., Umuru kaderine terk etmeyi çare, tek bilen., Sonra sarmaşık gibi pencere kenarlarına dolanan., Koşmaktan yorulmuş, seken kaya dibi kekliği! Bu yürek senin mi? Meleyen kuzu., Baharın yolcusu sen misin yalnız., Bütün hayatlar toprak gibi bir tende, Terler, terledikçe gözenekleri tazelenir hem de., Ayrılığa varınca matem, yok oluşa ilham olur., Sevda bir rüzgarın esenliğinde son bulur.., Yükseklerse baş döndürür., Var ya!.. Geriye dönüp bakmadan gidişler.., Yok mu o gidişler, Ah! O gidişler., Çok umutları söndürür? |
||
| hüseyin köklü | ||
|
Eylül'e İsyan Sen betonlar içinde ben senin özleminde Sen yangınlar içinde ben mazlumun türküsünde aydınlığı aradık karanlıklar içinde Sen dünün hasretinde ben yarınların derdinde. Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana, Bölünsek de, çözülsek de başkaldırdık zamana. Güneşte kavruluruz kıraç topraklar gibi Hazanda savruluruz serseri yapraklar gibi Yalnızlığı yaşarız geride kalan gibi Düşer düşer kalkarız her Eylül'e isyan gibi. Sen bir yana ben bir yana dostlarımız bir yana, Bölünsek de, çözülsek de başkaldırdık zamana. |
||
| Cömert Yılmaz | ||
|
*****İsimsizsiir-18***** sancısı düğümlenir yalnızlığımın. acısı katmerlidir yaranın. canı incilir tenin. kırkı çıkmadan kimsesizliğimin yeni bir iz sürer gönül efkari türküler söyler dil. sesi bıçaktan keskin rengi siyahtan beter. ummadık şeyler olur gönül belasını bulur. sevdanın adı konulur. bir ismi umut. bir ismi tutku ve bir tutam hüzündür. gün gelir hesabı sorulur ihanetimin. tutuklu yargılanan duyguların. hükmünü giyinirim. iki parmak arasında duran kaleme takılır gözüm kırıldı kırılacak. nihayet defterim dürülür. verilen ceza cürmüme o beden büyük gelir. ömrüm çürümeye terk edilir. umutsuzluğum dibe vurur. gözlerime mil çekilir. lime lime doğranır kesilir etim. en sonra biterim. tükenmişliğimle birlikte giderim. acısı demlenmeden aşkın, diyeti ödenir. yalnızlığın kırkı çıkmadan, can bedene küser. 15/3/2006 Ankara Cömert YILMAZ http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=18107 |
||
| Cömert Yılmaz | ||
|
*****Eylülün Oğlu***** Eylülün acılı çocuğuyum... Her anaya ağrı veren sancı. Her babaya ahh çektiren kahırım. Gün dönümlerini bekler umutlarım. Güneşe hasret kalır yarınlarım. ...Ve toprağa düşer gözyaşlarım. Eylülün ağlayan yavrusuyum... Soğuk kış gecelerinde. Masalsız uyudum... Zemheri soğunda, ayazlarda büyüdüm. Hayatın tozlu yollarında. Yalın ayak yürüdüm. Kumdan kaleler... Çamurdan evler yaptım. Yıkılmadı... Yıkamadı hiç bir zelzele. Temelinde yüreğim koydum. Eylülün yaramaz oğluyum... En ümitli aşklar bende başladı. En çılgın sevdalar benimle yaşandı. En onurlu sevmelerde ben vardım. Yorgun düştü bedenim... Çarmığa gerildi yüreğim. Asi'ye çıktı ismim... Eylülün dilindeki isyan türküsüyüm. Kan kırmızıya boyadım ezgilerimi. Dar dar ağacına astım gazelimi. Ucuna barış tutuşturdum her nakaratın. Sonu zulüm, sonu sürgün. Sonu ölüm oldu vuslatın.... 02/09/ 2005 Haymana-Ankara Cömert YILMAZ http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=18107 (Sevgili editör(ümüz)...Tatlı da olsa, değerli büyüğüm kendisine sonsuz saygı duyduğum YAŞAR GÜRLEK ağabeyimle bir rekabet konumun da olmadığımı bildirmek isterim... Kendisi değerli bir şairdir, www.antoloji.com da şiirleri yayınlanmaktadır.Herkesin kendisine destek vermesini önemle istirham ediyorum... Haymanamızdan böyle duygu yüklü güzel insanların çımış olması sevindirici bir durum. Sitede, biz şiir severlere böyle bir köşe ayırdığınız ve sitede şiirlerimize yer verdiğiniz için...Sonsuz teşekkürlerimi sunarım.) Selam ve saygı ile... Cömert YILMAZ |
||
| devrim_heval@hotmail.com | ||
|
Dag gibi karayagiz birer delikanliydik. Babamiz, sirtinda yük tasiyarak getirirdi asimizi, ekmegimizi. Arabalar siril siril isiklariyla caddelerden geçerken bizler bir mum isiginda bitirdik kitaplarimizi. Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yüregini yüregimizde yasayarak katildik o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asildik. Vurulduk ey halkim, unutma bizi... Yoksullugun bükemedigi bileklerimize çelik kelepçeler takildi. Iskence hücrelerinde sabahladik kaç kez. Isteseydik, diplomalarimizi, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanirdik. Mimardik, mühendistik, doktorduk, avukattik. Yazlik kislik katlarimiz, arabalarimiz olurdu. Yüregimiz, isçiyle birlikte atti. Yasamimizin en güzel yillarini birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkim, unutma bizi... Fidan gibi genç kizlardik. Hayat, sakirdayan bir selale gibi akardi gözbebeklerimizden. Yirmi yasinda, yirmi bir yasinda, yirmi iki yasinda, iskencecilerin acimasiz ellerine terk edildik. Direndik küçücük yüregimizle, direndik genç kizlik gururumuzla. Tükürülesi suratlarina karsi bahar çiçekleri gibi, taptaze inançlarimizi firlattik bos birer eldiven gibi. Utanmadilar insanliklarindan, utanmadilar erkekliklerinden. Hücrelere atildik ey halkim, unutma bizi... Ölümcül hastaydik. Bagirsaklarimiz dügümlenmisti. Hipokrat yemini etmis doktor kimlikli iskencecilerin elinde öldürüldük acinmaksizin. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamisti daha. Cezaevlerine kilitlenmis kocalarimizin taptaze duygularina, birer mezar tasi gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. Insanlik sustu. Göz göre göre öldürüldük ey halkim, unutma bizi... Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yilan gibi dolasiyordu derilerimizde. Uydurma davalarla kapattilar hücrelere. Hastaydik. Yurtdisina gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yasimizdaki kizlarimizi öksüz birakmazdik. Önce, kolumuzu, omuz basindan keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak firlattik attik önlerine. Sonra da, otuz iki yasinda birakip gittik bu dünyayi, ecelsiz. Öldürüldük ey halkim, unutma bizi... Giresun?daki yoksul köylüler, sizin için öldük. Ege?deki tütün isçileri, sizin için öldük. Dogu?daki topraksiz köylüler, sizin için öldük. Istanbul?daki, Ankara?daki isçiler, sizin için öldük. Adana?da, paramparça elleriyle ak pamuk toplayan isçiler, sizin için öldük. Vurulduk, asildik, öldürüldük ey halkim, unutma bizi... Bagimsizlik, Mustafa Kemal?den armagandi bize. Emperyalizmin ahtapot kollarina teslim edilen ülkemizin bagimsizligi için kan döktük sokaklara. Mezar taslarimiza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle baslarimizi ezmek, kanlarimizi emmek istediler. Amerikan üsleri kaldirilsin, dedik, sokak ortasinda sorgusuz sualsiz vurdular. Yirmi iki yaslarindaydik öldürüldügümüzde ey halkim, unutma bizi... Yabanci petrol sirketlerine karsi devletimizi savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bagimsiz degil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtulus Savasi?nda emperyalizme karsi dalgalandirdigimiz bayragimizi daha da dik tutabilmekti bütün çabamiz. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler. Vurulduk ey halkim, unutma bizi... Henüz çocuklugumuzu bile yasamamistik. Bir kadin eline degmemisti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile almamistik daha. Bir gece sabaha karsi, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarimizla çikarildik idam sehpalarina. Herkes taniktir ki korkmadik. Içimiz titremedi hiç. Mezar topragi gibi taptaze, mezar tasi gibi dimdik boynumuzu uzattik yagli kementlere. Asildik ey halkim, unutma bizi... Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasinda vuranlar, agabeyimiz, babamiz yaslarindaydilar. Ya bu düzenin kirli çarklarina ortak olmuslardi ya da susmuslardi bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile, karsisindakilere bagirmamis insanlarin gözleri önünde, öldürüldük. Hukuk adina, özgürlük adina, demokrasi adina, Bati uygarligi adina, bizleri, bir safak vakti ipe çektiler. Korkmadan öldük ey halkim, unutma bizi... Bir gün mezarlarimizda güller açacak ey halkim, unutma bizi... Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarinda yankilanacak ey halkim, unutma bizi. Özgürlüge adanmis bir top çiçek gibiyiz simdi, hep birlikteyiz ey halkim, unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi... |
||
| CİHAN AKTAŞ | ||
|
ZİLAN Bu kara yazgıdır Zilan; Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban... Bilisen Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam İçimden atamamışam Köçelerde yolunu gözlemişem El etmişem, işmar etmişem Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Ne zaman büyümüşsen farketmemişem Ne zaman ellerin büyümüş Ne zaman gözlerin büyümüş Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam. Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Daracık köçelere sığmamış sevdam Seni Halilrahmanda sormuşam Anzılhada Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Şimdi gelin olisen telli duvaklı Yine gülü misen biye? Kara Şardan gelen deli oğlan deyi misen? Sevdanı içime gömdüm bilesen Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım. Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan... Bilirem dahlin yoktur bu işde. Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş. Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen. Atalar boynumuz kıldan incedir demiş... Her şafak seninle sökerdi Zilan. Sıcak yaz geceleri seninle eserdi. Ben siye şiirler okurdum. Sen biye Urfa türkülerini... Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin. Önceleri inanmamıştım sevdiğine. Fakat anladım zamanla. Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi; Acımı anla... Kar ender yağardı Urfaya Sevdamız yağan kar kimin aktı. Hatırlı misen bir de tutkumuz Yağmurda çömçe gelin oynamaktı... Şimdi sen mi gelin olisen Zilan? Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda Duydum ki KUMA olmişsen Akar suda saman çöpü gibi çaresiz Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen Oldu mu ya?... Kaçıncı asrını yaşamakta Harranda toprak? Bu kenti terkediyem Zilan. Anzılhada kutsal balıklar şahidim olsun ki, Bu kenti terkediyem... Yasak mayın tarlalarını, Kaçakda kol verenleri, Can verenleri terkediyem... Efsunlu akrepleri, çıyanları Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem. Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için Bu kenti terkediyem... Bu sana son satırlarım Zilan... Biliyem unutacaksan beni. Unutmam deme biye Davullar uranda unutmalısan. Yoksa nasıl yaşayabilir insan... Hani ağaçları çiçek açardı ya Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde. İşte ben Her çiçek açanda nar ağaçları Ve söylenende Urfatürküleri Seni ve gülüşünü hatırlayacağam... Bundan böyle cigaramda dumansın Kaçak tütünden sarılmış... Her içime çekişde ağun yakacak beni. Kendini düşünmedin, beni düşünmedin Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün. Seni tutsak, beni esrik eden töreler; Çocuklarını da yakacak bir gün... Bu kara yazgı değildir ZİLAN... Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban... Bu çağlar boyu insanları kul eden Bağnazlıktır ki, yıkılacak. Bilisen ZİLAN. Sen görmesen de Ben görmesem de Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN... |
||
| DESEMKİ | ||
|
Desemki Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en solmazını Toprakların en bereketlisini sende sürdüm Sende tattım yemişlerin cümlesini Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin. Desem ki... İnan bana sevgilim inan Evimde şenliksin bahçemde bahar Ve soframda en eski şarap Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme müsterih ol Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum CİHAN AKTAŞ SEY BY TEAM AZAT |
||
| BEN SENİ SENSİZ SEVDİM | ||
|
Ben Seni Sensiz Sevdim Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakışların vardı Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydın, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yıldızlar vardı, Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı, Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim... Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, ?Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum?ama; Ben seni sensiz sevdim... Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, Hani kıyamet koptuğunda... Ben seni sensiz sevdim... Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!! CİHAN AKTAŞ |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Babasi Diyor Vatan Millet Sağ Olsun (Şehidime Ağit) Seyrettim haberlerde ana bacıyı ALLAHIM verme kimseye böyle acıyı Şehitlik güzel amma ya bu acıyı Yüregimden sök bakalım söke bilirsen Bacı diyor gardaşım gitme nolursun Ana diyor yüregim yandı kavrulsun Baba diyor vatan millet sağ olsun Yüregini gör bakalım göre bilirsen Büyük paşam varıpta elini öptün Ananin karşısında boynunu büktün Yaşarî nin hollandada bagrını yaktın Sil bakalım göz yaşımı sile bilirsen Tek bayrak tek millet tek vatan sözü Büyük paşam söyletti verdi bu sözü Haymanada herkezin ağlıyor gözü Dur bakalım bundan sonra dura bilirsen Kırılmadan o hayin eller orada Sel olup akacağım bende burada Mükremin ermemişti daha murada Sor bakalım anasına sora bilirsen Yaşarî 06-04-2006 ROTTERDAM HOLLANDA |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Veysel Disini Tasla Kirdi (Veysel Karani) Hz Ebu bekir arkadasin Hz Ali can yoldasin Cebraildi bir sirdasin Hep Resulullah aski ile.........(s.a.v) Hz Omer ile guldun Hz osmani cok sevdin Bize kuran namaz verdin Sen ALLAHIN aski ile.........(c.c) Hirkani veysele saldin Fatihe mujdeyi verdin Mihracta her seyi gordun Sen ALLAHIN aski ile.........(c.c) Veysel disini tasla kirdi Mevlana semaha durdu Yunus ise neler gordu Yan Resulullah aski ile.........(s.a.v) Yaşarî agliyor gozunde seli Seni bilmeyenler vallahi deli Senin askin ile binlerce veli Var ALLAHIN aski ile.........(c.c) Yaşarî 02-04-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=415889&order=tarih |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Sana Kurban (RESULULLAH) (S.A.V) Ceprail geldi verdi selam Eyledi Resulle kelam Yuce haktan vardir selam Tum alemin Resulune Dediki kalk gideceksin Burak?ada bineceksin(1) Semaya?da ereceksin Habib gelsin habibine Hak tealayi goreceksin Perdeleri deleceksin (2) Sen huzura varacaksin Git habibin sevdigine Kutlu olsun mihraciniz Resul gonulde tacimiz Cok buyuktur inancimiz Git sevgili sevdigine Ciplak gozle gordun (ALLAH) (C.C) (3) Sana kurban (RESULULLAH) (S.A.V) Cok ulusun (SUBHANALLAH) (C.C) Bak sevgili sevdigine Yaşarî kurban yoluna Ummetinde her kuluna Medinede dergahina Al benide ey habibim Yaşarî 03-04-2006 ROTTERDAM HOLLANDA (1) BURAK. Cebrailin cennetten getirdigi binegin adi bir adimi yetmis gunluk yol imis bir anda sevgili peygamberimizi semaya rabbimizin huzuruna goturdu. (2) Perdeleri deleceksin. Hak tealanin huzuruna gitmek icin 70 perde oldugunu ve her perdeni arasindaki yolun yetmis gunluk yol oldugunu ve sevgili peygamberimizin, butun bu perdeleri bir anda gectigini ima eder. (3) ciplak gozle. (ALLAH) (C.C) Dunya gozuyle bakilamiyacagini.fakat (RABBIMIZIN) hikmetiyle (Resulumuz) onu gormustur butun kainatta ne varsa (ALLAHIN) Yarattigi hic bir varlik bu serefe nail olmamistir. Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=416179&order=tarih |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Yaşarî yim Bin Basim Olsada Feda VATANA Dedem anlatirdi anilarini Sanki ben hissederdim agrilarini Simdi anliyorum onun o cagrilarini Evlat vatan bizim canimiz derdi Derdiki elimle kac sehit gomdum Sanki onlar degil ben solup oldum Kalmadi takatim yaslanip kaldim Ogul sehitler olmez canimiz derdi Dedem?di anlatirdi gozunde yaslar Her sehidi andiginda fatihayla baslar Birden sertlesirdi catilirdi kaslar Yavrum vatan bizim canimiz derdi Ah dedi yurekten? nasip olmadi sehitlik Vatan icin sehit olan bilki cennetlik Yahudi ermeni oyunu bu kalleslik Torunum vatan bizim canimiz derdi Yasari yim bin basim olsada feda vatana Yuzum akli gidecegim sehit yatana Benim sozum vardi buyuk atama Evlat koru? vatani namus can bizim derdi Yaşarî 04-04-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek |
||
| http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=287976&order=oto | ||
|
*****Aşk oyunu***** Yine yenik düştüm aşk oyununda. Bu kaçıncı sırtımdan vurulmalarım. Bir kitaba sığmaz hayat öyküm. Daha kaç roman doldurur aldanışlarım. Aldanan gönlüm oldu aldatılan ben. Kaç apoletim söküldü sevda oyununda. Her sahnesi hüsranla son buldu. Ben ne hezimetler yaşadım hayat oyununda. Arşivlerde tozlu kaldı sevmelerim. Geri gelmez gönül verdiklerim. Arkası yarınlarıda yok bunun. Film bitti dedi yönetmenim. 6/7/2005 Ankara Cömert Yılmaz |
||
| oğuz orhan DÖNECEĞİM | ||
|
DÖNECEĞİM Kızgın güneşin sıcaklığı öpmesin yüzünü Ağaç gölgelerinde bekle beni döneceğim. Hayat denilen şarabı bensiz içme Başkalarının bilmediği yerde bekle beni döneceğim. Varsın ellerin açık kalsın semaya Varsın dostların dönmeyecek desin Sen her gece bak yollarıma Onlara inat bir akşamüstü döneceğim Yağmurlar yağıp seller aksa da Gökler gümbürdeyip şimşekler çaksa da Korkma hiç korkma çık dışarıya Yağmurlar altında bekle beni döneceğim. Günün birinde sana birisi bakıp ta Çılgın bir el yaklaşırsa saçlarına İşte ben onun ölüm fermanıyım sevgilim Bekle beni bekle döneceğim? [{oGuZ}] OĞUZ ORHAN.......... |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Git Uzaklara! Ucurdum gonlumden aski sevdayi Dert biraktin gonlume git uzaklara Belki unuturum kara sevdayi Sakin cikma karsima, git uzaklara Bir daha gelipte dalima konma Aglayip sizlayip halima yanma Her ne duyar isen duyda inanma Sakin donme bir daha, git uzaklara Ellerimle yuregimden sokupte attim Ben senin derdinden bikipta attim Sevdani bin kere yakipta attim Sakin gelme bir daha git uzaklara Yasar! i kavrulur geri donersen Kullerimi savur gel istersen Gozum acik gidiyorum murada er sen Sakin bakma bir daha git uzaklara 29-03-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. alttaki internet adresinden siiri gercek sayfasinda gorebilirsiniz siirlerimin tumu ordadir saygilarimla http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=413223&order=tarih |
||
| haymanali saiir yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Dusen Cikmiyor (3 Beşlik) Ask bir oyun degildir, aldanip kanma! Beni yakti kavurdu, sen dusup yanma Bir sey olaz diyip?de, gecici sanma! Oyle bir dertdir,ki bu dusen cikmiyor Sevdadan anlayip bilen sevip bikmiyor Gonul der,ki sev bunu, sakin inanma Her saniye an! onu der, aman,ha anma Seni boyle alistirir duyda aldanma Oyle bir dertdir,ki bu dusen cikmiyor Sevdadan anlayip bilen sevip bikmiyor Yasar! i sevda aska dusmus yaniyor Yillar yili yuregimde yaram kaniyor Asktir bu insafsizdir inan kanmiyor Oyle bir dertdir,ki bu dusen cikmiyor Sevdadan anlayip bilen sevip bikmiyor 29-03-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=413224&order=tarih |
||
| http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=358967&order=tarih | ||
|
*****İsimsizsiir-16***** ihanet davetsiz gelir. kapı aralığından içeri süzülür. süksesi bozulur aşkın. zerafeti yerlerde sürünür. şeytana gün doğar. sadakatı dansa kaldırır. yasaklar mesaiye kalır. günahların eğlence saatidir. harama iş düşmüştür gardorabın fermuarını açar. en süslü entaresini giyinir. görev almak için hazır kıta dikilir. nesf niyetini bozar. aklı sıra güzellik yapar. çilingir sofrasını kurar. kendine bir ziyafet verir ay köşesine çekilir sessizce. gökteki son yıldızda düşer. güneş, doğmak için şafağın sökmesini bekler. zamanı gelmiştir artık. mahremiyet,ölü uykusundan uyanır. çatlamış ar damarına. acilen kan aranır. elini ayağını çeker karanlık. nihayet gün ağarır. ''şimdi,meleklerin şehre inme vaktidir.'' 30/12/ 2005 ankara Cömert YILMAZ |
||
| bünyamin KOÇ (çamlık pastanesi) | ||
|
Sabah seheri vaktinde Hilali gördüm gök yüzünde Arşa doğru uzanan Kubbetül hadraların ortasında Ezanı muhammedi eşliğinde Gök kubbeleri şahitliğinde Kainatı süslüyor bir dolunay En sağında ilk ay En solunda son ay Sıra sıra dizilmiş tam yedi tane ay Kimisi ebu bekiri hatırlatıyor Kimisi hattab oğlu ömeri Ortadaki sevgilinin şemailini andırıyor En yüksekte en tepede olan Yıldızlar ise kabenın şekine bürünüyor Etrafında şehitler dönüyor Beytullahı tavaf ediyor Gök yüzünü süslüyor Hilali andıran yıldızlar ise Sevgilinin aşıkları Kimisi zeynep kimisi hasan kimisi hüseyın Bütün gök yüzü birleşmişde bir aileyi oluşturuyor sanki Sevgilinin ashabını oluşturuyor Bütün gök yüzü bir araya gelmiş Resüli ekrem ise kainatı nuru ile aydınlatan O mübarek kanıyla ısıtan Bir güneş sanki. |
||
| haymanali yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Yalandan Sevmekmi! Yalandan sevmekmi olur seni yalanci Eyledin gonlumu bir garip hanci Tum bildiklerim goctu bu handan Hepsi bir birinden beter hepsi yalanci Kas altintan bakarak kursunu caktin ALLAH,tan korkmazmisin canimi yaktin Once sevdin kokladin sonra biraktin Sevgilerin yalanmis seni yalanci Yasar! i neylesin boyle bir kulu Ben sigindim RABBIME o buyuk ulu Elbette verir O koklanacak gulu Sevdalarin yalanmis seniyalanci 26-03-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=410614&order=tarih |
||
| haymanali yasar gurlek siirleri yeni | ||
|
Tutacaklar Bak! (2 DORTLUK) Tomurcuga durmus guller cicekler. Yeniden can bulup acacaklar bak! Bir solup gitmey,le sevdalar bitmez? Yeniden kokulari sacacaklar bak! Yasar! i daha sana ne yazip dursun Dedilerki geliyor gelsin buyursun Gonlune kalbimi alsin doyursun Yoksa bu ellerimi tutacaklar bak! ? ? ? ? ? ? NOT: Dostlar isteseydim bu siiri cok uzatirdim,lakin bu iki dortluk,te Hersey apacik anlasiliyor, bu yuzden,de uzatmak istemedim saygilarimla?.. 26-03-2006 ROTTERDAM HOLLANDA Yasar Gurlek (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=23041&siir=410616&order=tarih |
||
| İntizar'dan alıntı | ||
|
Bu Benim İlk Aşkım Bu benim ilk aşkımdır ilk aşık oluşum Başımı yatırıp uzaklara ilk yalnız kalışım Yollarına çiçek serdim gelirde sever diye Kim canını vermez gülüm böyle içten sevgiye Beni böyle sensiz Beni böyle yarsız Beni böyle yarınsız koyma yar.. Ne demek ayrılalım ne demek inanmıyorum Benim sevgim dağlardanda yüce denizlerde demli Tek senmi acı çektin bu ayrılıktan tek senmi hasret çektin Sabret diyorum keni kendime sende sabret sabret birtanem... İntizar'dan alıntıdır! Ömer NAMAL muhabir1983@hotmail.com |
||
| Seni Arıyorum | ||
|
SENİ ARIYORUM Anlatacak nelerim var bir bilsen İçimde ihtilaller kopmuş Kendimi sürgüne verdim Mutluluğum çoktan iflas etmiş İtiraza hakkım yok biliyorum Beni savunmak sana düştü Seni arıyorum... Yarım kalmış şiirlerim gibisin Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda Öylesine eksiğim sensiz Öylesine sahipsiz İşte bütün umutlara Havlu attım, gidiyorum İçimde geç kalmışlığın çaresizliği Çocuklar gibi ağlıyorum Ve gel gör ki, her damla gözyaşımda Yine seni arıyorum... ÖMER NAMAL(Bursa) muhabir1983@hotmail.com |
||
| YARALI | ||
|
Yaralı bir güvercinim ben Hani şu göklerde sevdası uğruna uçan yazını kışını birbirine katan. varını yoğunu sevda yoluna harcayan. Yolunu bekleyen yavrusuna, gözü yaşlı anasına, birde birde hani şu bekleyipte kavuşamadığı ateş olupta yanamadığı, rüzgar olupta savrulamadığım yarime... Kolay sanmıştım olur demiştim birşey olmaz demiştim taaki sıladan ayrılıncaya kadar. elbet dönecem birgün gün ağrır vakit savrulluncaya denk. birgün dönecem... Göklerde güneş toprakta çiçek açacak ağlayan gözlerin gülecek sonu gelmez dediğim günlerin sonuda gelecek ve birgün HASRET te bitecek.... EMRAH ERAT....B.i.R.i.N.d.A.r....1905 |
||
| SeVGi£iM | ||
|
Sevgilim Sen gideli kaç saat oldu? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiğ sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak.. Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli... Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım. Uykularım parça parça. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgâr alıp seni, benden uzaklara götürüyor. Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni. Yoksun, gittin, tek başına koydun... Bu nasıl bir özlemdir, kendi gövdem ateşten bir gömlek.. yanıyorum..Yetti artık, yetiş n' olur dayanamıyorum. [{oĞuZ oRHaN}] Lütfen Kendi Yazdıklarını Ekleyin Başkalarının Şiirlerini Kopyalamak Pek Hoş Değil....! |
||
| ozluyorum | ||
|
hani gunes kuserya bulutlar aglamaya baslar tenime dusen damlaciklar ruhumu kipirdatir kipriklerimdaki damlada gozbebeyime gokkusagi acar iste seni yagmurlu gecelerde optuyum ani hatirlarim bazen gokyuzu usur bulutlar tir tir titrer beyaz gelincikler agaclarin kucak acmis dallarina suzulen heryer benbeyaz olur camlar gelingibi olur noal bile kiskanir bu guzelligi hala bas ucumda asili duran gelinliyimi hatirlarim hollanda amisterdam 3 2006 |
||
| ozluyorum | ||
|
hani gunes kuserya bulutlar aglamaya baslar tenime dusen damlaciklar ruhumu kipirdatir kipriklerimdaki damlada gozbebeyime gokkusagi acar iste seni yagmurlu gecelerde optuyum ani hatirlarim bazen gokyuzu usur bulutlar tir tir titrer beyaz gelincikler agaclarin kucak acmis dallarina suzulen heryer benbeyaz olur camlar gelingibi olur noal bile kiskanir bu guzelligi hala bas ucumda asili duran gelinliyimi hatirlarim |
||
| http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=355647&order=tarih | ||
|
*****Boşsun gönül***** Boşa kürek çekiyorsun gönül. Boşa sığınacak liman arıyorsun. Alan almış, satan satmış. Aşk ateşin de yanan yanmış. Sana bir tımarhane kalmış. Çılgınları oynuyorsun artık. Kendince rüzgarlar esttiriyorsun. Aklınca fırtınalar yaratacağını sanıyorsun. Buna kendin bile inanmıyorsun. Haydi git işine gönül. Benimle eğleşme gayri... Bu yılında boşa gitti yine. Gelecek yılı boşa bekleme... 20/12/2005 Ankara Cömert YILMAZ |
||
| http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=18107&siir=385176&order=tarih | ||
|
*****İsimsizsiir-17 ***** aşkın cimriliği tutar birden. alır gölgesini üzerimden. mahçup hallerim ayaklanır. utangaçlığım ininden çıkar. fırlama yanım kabuğuna çekilir. korktuğum başıma gelir. kalbim ortadan ikiye yarılır. yine yalnız kalır ellerim. felaketle sonuçlanır rüyalarım. yırtılır hayellerim. yama tutmaz düşlerim. dikişsiz bir hal alırım. ümitlerimin başı döner. çaresizlik başa döner. aşk, yaptığına güler. aşk, ahımı alır. vebalim boynuna dolanır. çıplaklığını giyer duygularım. uçurumun kenarına sürüklenirim. son hamlesini yapar ruhum. bir adım ötesi sonsuzluk. bir adım ötesi... ve düşerim düşlerimle birlikte. aşk kalır kendi gülüşleriyle... 02/02/ 2006 Ankara Cömert YILMAZ |
||
| http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=18107 | ||
|
*****Bir Türkü Biter***** sonunda biter aşkın türküsü. acı bir ağıt, halkın diline dolanır. gök kubbe siyaha, yer yüzü mateme bürünür. gelinlik kızlar, umutsuz düşler taşır çeyiz sandıklarında. her merhaba yeni bir ayrılığın başlangıç sebebi olamaya devam eder. her ayrılık... kahırlı bir yürek bırakır geride. kafiyesiz şiirler süsler hatıra defterlerinin yapraklarını. kurumuş bir yaprak sararmış bir sevdanın izini taşır üzerinde. ölümcül bir uykuya yatar aşk. kör karanlık bir kuyuya düşer sevgi. sevgi ölür sonunda. sevgi gömülür sonsuzluğa. gereken yapılmıştır. bir aşk daha başlerken biter. son sözü hüzün söyler. her aşk, kavuşmadan yitmeli. yoksa aşk; aşk olmaktan çıkar.... aşktan öteye yalnızlık kalır. aşktan geriye bir türkü kalır... kimsesiz sahipsiz herkesin dilinde. 10/09/2005 Haymana/Ankara Cömert YILMAZ |
||
| http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=18107 | ||
|
*****Bu Mevsim***** Sana aşk yakışırdı bu mevsim. Nadasa bıraktığın kalbinin. Çoraklaşmış topraklarında. Güller bitmeliydi... Allısı morlusu. En çokta sana yakışırdı sevmek. Dokumacı kızlar gibi. Nakış nakış yüreğine işlenmeliydi aşk. Ressamlar sevdanın rengini çizmeliydi tuallerine. Şairler Seni yazmalıydı mısralarına. Kafiyeler senin öykünle süslenmeliydi. Senin aşkınla yıkanmalıydı mektuplar. Ezgiler senin duygularını dile getirmeliydi. Romanlar senin sevdanla donanmalıdı. Şarkılar senin mutluluğunu bestelemeliydi. Sana sevmek yakışırdı bu mevsim. Tamda zamanıydı sevgili. Aşkını çılgınlar gibi haykırmanın. Senin kıvılcımlarınla alevlenmeliydi yangınlar. Yüreğinin fırtınası ile beslemeliydin. İçinde kör düğüm olan ateşi... Bu mevsim... Sen kokmalıydın bütün çiçekler... Yalnızca sen türkü bakışlım... 16/7/2005/ ümitköy-Ankara Cömert YILMAZ |
||