1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12
Siz de Yazın
baskali osman demiröz
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor: - "Bu çocuk iyi gıda almıyor", der ve kadına dönerek: - "Lütfen soyununuz", diye rica eder. Soyunan kadının göğüslerini iyice kontrol eden doktor: - "Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi" der, "sizin hiç sütünüz yok." Kadın: - "Tabi olmaz doktor bey", der. "Ben çocuğun teyzesiyim..."

 
baskali osman demiröz
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım
 
baskali osman demiröz
Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: - Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş "söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?" Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış
 
baskali osman demiröz
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."

 
baskali osman demiröz
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.

 
baskali osman demiröz
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu
 
baskali osman demiröz
EN KOMIK LAFLAR))))))))))))iŞTE ÖLMEDEN ÖNCE SÖYLENEN SON SÖZLER..... - Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim. - Teker teker gelin layn... - Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı? - Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor... - Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi... - Geeel, geeel, sağ yap gel. - Abi çok seri bi araba bu yaaa... - Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo. - O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye? - Burası Fener tribünü değil mi? - Bah bah bah hala uzunlarla geliyo... - Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu. - Kim bekler lan yeşilin yanmasını?! - Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam. - Hala karlı gösteriyor mu hanım? - Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim. - Gel abi burası boyu geçmiyo. - Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu? - Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor. - Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi? - Baba... Ben hamileyim. - Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur. - Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu? - Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor. - Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül.. - Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle... - Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün. - Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun... - Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli! - Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum. - Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma... - Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır. - Paraşütü en aşağıda ben açacağım. - Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık? - Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum. - Amma keskin virajmış yav!! - Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel) - Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma? - Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış. - Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi. - Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...




 
baskali osman demiröz


Bir gün bir jeoloji mühendisi, bir mimar ve birde fizikçi IQ'sü çok yüksek olan ve kücük bir köyde yaşayan bir adamın yanına onu tanımak için gidiyorlar.Eve vardıklarında adamın karısı onları karşılıyor çay ıkram etdikten sonra kocasının bir işi olduğunu ve hemen gelecegini söylüyor. Bu üçlü adamı beklerken evdeki sobanın çok qarip bi şekilde eyimli ve yerden yaklaşık 40-45cm yüksekte olduğunu fark ediyorlar ve çeşitli yorumlar yapıyorlar. Fizıkçi: - Bence soba bu şekilde iken evdeki hava akımlarını dıkkate alırsak daha fazle ısıtır. Mimar: -Bu soba evin mimarisine göre yapılmıştır. Jeoloq: - Bu bölgenin jeotermal ve coğrafi konumundan dolayı böyledir. Bunlar bu konuyu tartışıken adam gelıyor.ve tartışmaya son noktayı koyuyor. -BORU YETMEDI.


 
baskali osman demiröz+#
Lazlarla ruslar soğuk savaştalar. Lazlar el bombalarını ruslara fırlatıyorlarmış, ruslarda bombaların pimini çekip geri lazalara fırlatıyorlarmış.
 
baskali osman demiröz
Temel İstanbul'a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş: "Hemşrim bu top atışları neyin nesi?" Kraliçe Elizabeth'in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmis ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir başkasına: "Bu top atışlari neden?" diye. Aynı cevabı alınca söylenmis: "Ulan, yarım saattir bir kadını vuramadılar, be!"
 
baskali osman demiröz
dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der: -Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama "bundan sonra alışverişleri sen yap" dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı... Alman konuşmacı: -Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama "ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış... Fadime kürsüye çıkmış: -Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel'e "ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı
 
baskali osman demiröz
Büyük bir savaş çıkmış. Bütün dünya bizim Trabzonlular?a karşı... Derken herkes kendilerine siper kazmış. Trabzonlular ayrı bütün dünya ayrı. Ve savaş başlamış. Trabzonlular bir bir öldürülüyormuş bu işe bir çare bulalım demişler. Temel: -Uşaklar herkes eğilirse bizi vuramazlar. Derken herkes eğilmiş. Diğer taraftan da düşman kuvvetleri buna çare olarak plan yapmış ve başlamışlar: -Temel kim? oradan bir ses: - Benim ula... baamm Temel ölmüş! Bir ses daha gelmiş: -Dursun kim? - O da benim ula.... bammm Dursun da ölmüş!! Neyse Trabzonlular da akıllanmış ve bu sefer onlar başlamış: -Hans kim? Ses yok! -Maykıl kim? Yine ses yok! Derken bir ses: -Hans'a kim seslendi? -Ben ula... BAAAMM!




 
baskali osman demiröz
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde giden kopekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir baska tabut ve tek sIra olmus yaklasIk 200 adam. Tuhafina gider. Kafilenin basındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir ve sorar; - "Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatırlatmak istemem ama olenler neyiniz oluyor?" Adam yanitlar - "Ondeki karim arkadakide kayinvalidem." - "Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?" - "Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima gelmis onu da oldurmus." Adam biraz dusundukten sonra sorar; - "Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?" - "Siraya gec"
 
baskali osman demiröz
Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır. Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun'un agzı burnu dağılmış. Polis sorar: -Anlat Temel. Olay nasıl oldu? -Komserum. Hava sisli olduğundan kafami pencereden çikarmiş öyle gideydum. Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş.
 
baskali osman demiröz
Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: - "Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?" Temel: - "Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!"

 
baskali osman demiröz
Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer. - Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar. Satici - Hangisi beyim ? ve devam eder : - Barbie spora gidiyor 19.95 usd - Barbie alisverisde 19.95 usd - Barbie discoda 19.95 usd - Barbie plajda 19.95 usd - Barbie bosandi 265 usd Adam sasirir. -Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ? Satici cevaplar : - Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.

 
baskali osman demiröz
mısır hükümeti kızıl denizin altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltereden, Amerikadan, Japonyadan ve Türkiyeden de Temelin firması olmak üzere birer firma katilir. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması: - Biz iki taraftan da eş zamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler. Amerikan firması: - Bizde iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50cm fark olur derler. Japon firması: - Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum 20cm fark olur derler. Sira bizim Temele gelir. Firması adına Temel: - Valla bizde iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur, der.
 
baskali osman demiröz
İki laz yılan olan Temel'le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris'e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de: "Ula biraz once dilimi isirdim da," demiş...
 
baskali osman demiröz
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. tamda Turkiye'ye tatile gideceği gün. aksilik bu ya... Ucağı kaçıracak, kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı ?!.. Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo di Caprio'nun pasaportu.. "Ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş. Çıkarmıs Leonardo'nun fotografını, kendi fotografını yapıştırmış.. Uçmus Türkiye'ye. Atatürk Hava Limaninda görevli gümrük memuru Temel in karşısına geçmiş.. Almış pasaportu eline Temel adamın ismine bakmış : ''Leonardo di Caprio", fotografa bakmış, bir zenci. Adama bakmış ayni zenci... Bir kaç saşkın bakıştan sonra Temel obur masaya seslenmiş, "Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?"
 
baskali osman demiröz
bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış. - Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş. - Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış. - Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir? Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış. - İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş. - Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir? Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş: - Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış. Şenol Güneş köpürmüş: - Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo
 
baskali osman demiröz
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: -Nasıl oldu? -30.kattan aşağıya düştü... -Vah vah desene çok feci ölmüş... -Yok yok öyle ölmedi... Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... -Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman? -Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... -Demek çatıya çarpıp öldü. -Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... -Deme ya! Çarpıldı o zaman... -Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. -200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... -Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye.. -Orada mı öldü? -Yooo... Oradanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu; -Nasıl öldü bu adam? -Baktık durmuyor... Vurduk!
 
baskali osman demiröz
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
 
baskali osman demiröz
Temel apartmanın onikinci katından düşmüş. Arkadasları hemen gelip sormuşlar: "Ne oldu lan Temel" demişler. Temel`de:"VALLAHA BEN DE YENI GELDIM" demiş.
 
Hayrettin kilinç Hollanda/Atakóy
aya$in biri bara girmi$ ve garson herkese benden birer duble viski birde kendine, $ef garson içinden ALLAH mü$teri dedinmi bóyle olcak diye dú$únmú$, ve herkese birer dúble viski birde kendisi içiyor tabi,gece ilerliyor neredeyse bari kapatacaklar aya$ dan hesabi istiyor adam hiç kendini bozmadan param yok demi$ $ef baya sinirlenmi$ bakiyor adam dan para cikmayacak adami bir gúzel dóvúyor adam kan ter içinde eve gidiyor, ertesi gece gec saatlerde adam yine ayni bara gelir ve garson herkese benden bir dúble viski ama sana yok garsonda geldi yine ba$imin belasi der ve niye herkese birer dúble viskide bana yok
aya$ sen içince sapitiyorsun arkada$.
 
Eczacı baba 12,08,2006

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"



 
Stil 12,08,2006
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."


 
KARNE 12,08,2006
Karne



Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


 
hayrettin kilinc
bir kurt ve bir laz uzun bir yolculuga cikmi$lar ikisininde cani sikilmi$ laz demi$ki u$agim gel biraz ben seni sirtimda ta$iyim birazda sen beni,tabi sirta ta$inan bir $arki soyleyecek $arki bitince de degi$ecekler, laz kurdun sirtina binmi$ lazca bir $arki soylemi$ ve $arki bitince bu sefer kurt lazin sirtina binmi$ kurt ba$lami$ le le le le le laz sormu$ daha nekadar surer bu le le le kurt sen devam et le le den sonra daha lo lo lo var demi$.
 
suc bende
temelin koyune yagmur yagmayinca butun koy halki yagmur duasina cikmislar,kuzu kesmisler ta$a okumu$lar derken iki saat sonra yagmur yagmaya ba$lami$ ama temelin tarlasinin oldugu bolgeye hic yagmur yagmami$ temelde tarlasinin oldugu bolgeyi eliyle i$aret ederek orayada yagmasini niyaz etmi$ ALLAHtan ve kara bulutlarla birlikte o bolgeyede baya yagmi$, temel tarlasina bakmaya gitmi$ birde ne gorsun butun tarla doludan nasibini almi$, temelde $a$kin $a$kin ellerini yanlarina koyarak yarabi suc sende degilde suc sana tarlyi gosterende demi$.
 
çekoslavakyalı ve kayserili
dünyanın en zekı insanları çekoslavakyalılar diye bılınırmıs.ama bu insanlar birgun bırsey duyarlar kı bızden daha zekı olan insanlarda varmıs,onlarda kayserılılermıs.bunu merak eden bir cekoslavakyalı kayserıye gıtmek uzere trene atlar ve yolunu tutar.yolda bırıyle arkadas olur.oda kayserılı cıkar.hoşbeşten sonra cekoslavakyalı derkı sız bızden daha zekısınız dıye duydum dogru mu der oda bılmem der.ama 5 dk. kayserılı sonra bır soru sorar ve derkı bu soruyu bılemezsen sen bana 100 milyon vereceksın ben bılemezsem ben sana 10 milyon verecegım der kendını akıllı sanan cekoslavakyalı. kaysrılı der kı 8 ayaklı 10 kulaklı hayvanın adı nedır der. soruyu bılemeyen cekoslavakyalı 100 milyon uzatarak bilemedim der .ve parayı verır.ardından kayserılıye donerek pekı sorunun cevabı ne der oda ben de bılmıyorum der ve 10 milyonunu gerı verır......
 
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12
Siz de Yazın