| Deniz........ | ||
| Tanrı Âdemle Havva'yı yaratalı bir kaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde monte edilecek sadece 2 parça kalmıştı. Bunları hangisine takacağı konusunda kararsızdı. Sonunda onlara sormaya karar verdi. Elimde 2 parça daha var, dedi. Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta işemeye imkân veriyor. Bunu hanginiz ister? Adem büyük bir coşkuyla atıldı: - Ben, ben !! Bana ver onu. Çok eğlenceli olacak. Onunla ayakta işeyebileceğim. N'olur bana ver onu. Âdem?in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, Havva bu konuda çok heyecanlı görünmeyince o parçayı Âdem?e monte etti. Âdem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta koşturup her yere işaretini bırakmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Sonra kuma adını yazdı. Sonra da ilerideki bir taşı vurmaya çalıştı yeni oyuncağıyla. Nihayet sakinleştiğinde Tanrı diğer parçayı monte etmek için Havva'nın yanına gitti. Havva sordu: - Bana takacağın parçanın adı ne? - BEYIN !! (Bugün Dünya'yı yöneten Âdem?lere bakınca bu hikâye gerçek gibi duruyor, değil mi?) 21-04-2008 11:46 |
||
| imam | ||
| köyün bekar imamı köyde aşık oldugu kızı istemiş kızı vermemişler namaz vakti gelince mikrofona SIRADAKİ EZANI TÜM SEVİPTE KAVUŞAMAYANLAR İÇİN OKUYORUM demiş 12-04-2008 17:43 88.228.151.195 |
||
| Neyzen | ||
| Genç çift evlenirler ancak maddi durumlari düzelene kadar damadin ailesinin evinde kalmaya karar verirler. Evde damadin annesi, babasi ve 10 yasindaki kiz kardesi vardir. Genç çift gerdege girer, sabah olur, herkes kahvalti için onlari beklemektedir ancak bir türlü kahvaltiya gelmezler. Ufak kardes - Ben niye inmediklerini biliyorum. Babasi : - Sus senin aklin böyle seylere ermez!.. Saatler geçtigi halde, bizim yeni evlilerden ses seda çikmaz. Baba merak içinde evin içinde volta atip durmaktadir. Küçük kiz yine atilir : - Ben niye inmediklerini biliyorum. Ancak baba yine azarlar ufakligi ve beklemeye devam ederler. Saat aksam 8 oldugunda küçük kiz babasinin yanina gider ve : - Baba vallahi benbiliyorum... Artik meraktan çatlamak üzere olan adam dayanamayip : - Söyle bakalim, niçin çikmiyorlar odadan? - Aksam abimle yengem gerdege girerken, yengem benden krem istemisti. Bende yanlislikla japon yapistiricisi vermisim... 08-04-2008 12:23 |
||
| Memedo | ||
| Şapka Adamın biri dere kenarında oltasını sallamış balık tutuyormuş. Ancak diğer elinde bir şapka varmış ve şapkayı dikkatle havada tutmaktaymış. Yoldan arabası ile geçmekte olan bir kadın merakla şapkayı niye tuttuğunu sormuş. Adam cevap vermek için kadının onunla bir kez yatması gerektiğini söylemiş. Kadın: - Terbiyesiz deyip yoluna devam etmiş. Ancak meraktan içi içini yiyormuş. Dayanamayıp geri dönmüş ve adamla yatmayı kabul etmiş. Tam işi bitirmişler, kadın tekrar sormuş şapkanın sırrını. Adam sırıtarak cevap vermiş: - Sabahtan beri buradayım. Hiç balık yakalayamadım, ama şapkaya takılan siz 5. kadınsınız... 01-04-2008 15:13 |
||
| X5 | ||
| ÇAKTIRMA Genç adam, yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karısından bir fincan daha çay isterken: -'Çiçeğim, bir bardak daha verir misin?' der. Sonra da: -'Peteğim, şekersiz lütfen' diye ekler. 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de: -'Bebeğim, sana çok zahmet oldu' diye ekler. Genç adam, yaşlı amcanın karısı için kullanıldığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir: -'Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?' diye sorar. Yaşlı ama dinç adam: -'40 seneyi geçtik evladım' der. Genç adam: 'Vallahi maaşallah, Allah muhabbetinizi arttırsın. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba?' Yanakları pembeleşen teyze: -'Doğru, birkaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor' deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek: -'Şiiişşşt, çaktırma! 2 sene önce adını unuttum, hâlâ hatırlayamıyorum...' )) 21-03-2008 13:10 |
||
| X5 | ||
| Bir çinli bir bara girer ve orada Steven Spielberg'i gorur, > > Onun bir hayrani oldugu icin yanina kosar ve imzali bir fotograf ister. > > Spielberg beklenmedik bir sekilde çinli'yi tokatlar > > Saskin çinli sorar: > 'Neden boyle yaptiniz? > > Spielberg cevaplar > 'Siz II. Dunya Savasinda bizim Pearl Harbour limanini bombaladiniz' > > çinli daha da saskin: > 'Ama onlar Japonlardi, ben ise çinliyim.!..' > > Spielberg: > ' çinli, Japon, Koreli, Vietnamli, hepsi ayni bok'. > Bunun uzerine çinl i de Spielberg'e bir tokat atar Bu defa saskin > Spielberg sorar: 'Peki sen beni niye tokatladin?' > çinli: > 'Siz de Titanic'i batirdiniz, Titanik'deki yolcular arasinda benim > atalarim vardi' > > Spielberg: > 'Manyak misin, Titanik'i batiran bir ' Ice berg'di' (buz dagi) > > çinli: > 'Ice berg, Spielberg, Carlsberg, hepsi ayni bok' 21-03-2008 13:41 |
||
| MEMO | ||
| Kırmızı Bisiklet Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve hazreti İsa'ya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler. Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya... 'Mukaddes isa hazretleri, hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum bir daha olmayacak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum'. Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. Çünkü günahları o kadarcık değildir, ikinci mektubu yazmaya karar verir. 'Mukaddes İsa hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu bir daha olmayacak. Söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm. Sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.' Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlarda işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider. Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanar. Küçük çocuk kilisede küçük Meryem Ana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür. Evde yine odasına çıkar ve İsa'ya son mektubunu yazar, 'Bana kırmızı bisikleti al. Anan elimde rehin.' 18-03-2008 10:30 |
||
| X5 | ||
| Kalabalık bir IETT otobüsünde Ermeni kadinin biri arkasindaki adama: "Noolorus vre, habire arkamdan yüklenooorsun" der... Genç adam gayet sakin... "Otobüs fren yapinca, yani sey, pardon..."der..; Az sonra kadin yine uyarmak zorunda kalir: "Vre yüklenip duroorsun... Genç adam yine sakin, "Madam; fren, fren..fren yapinca.." derken kadin sözünü keser "iyi de; o pantolunundaki sertlik noolooor ?"... Bizimki yine yüzsüz yüzsüz, Madam; maasimi yeni aldim, onlar para tomari." Diye yanit verir. Madam da boş durmaz, Vre, bu nasil maastir? Taksimden beri, her frende zam gelorrrrrr. :):-) 17-03-2008 17:02 |
||
| X5 | ||
| Japon' un biri, Rize'de bir kahveye girmis ve, herkese kafa tutmuş : --- 'Var mı ? Aranızda delikanlı ? Varsa ? Çıksın dışarı...' TEMEL kapıya doğru yürümüş, --- 'Çıkıyorum ulan ! Görelim bakalım erkekliğini...' Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette, kahveye geri dönmüş... Peşinden de, JAPON kasılarak içeri girmiş ve kahvedekilere TEMEL'i göstererek : --- 'Ona, 'Toyokumi' ustanın, 'Katakori' tekniğiyle vurdum.' Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine TEMEL' den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine, ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL. Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON : --- 'Ona, 'Kuyotomi' ustanın, 'Kihotomi' tekniğiyle vurdum.' Ertesi gün yine aynı hikaye. Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve hergün değişik bir stil kullanan JAPON : --- 'Ona, 'Toyohama' ustanın, 'Kimanto' tekniğiyle vurdum.' --- 'Ona, 'Tiyotoki' ustanın, 'Kohimato' tekniğiyle vurdum.' .............. derken, Bu böyle bir hafta devam etmiş. Ve sekizinci gün ! JAPON yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş. JAPON' un restini gören yine TEMEL olmuş tabii... Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken, Bu kez JAPON, ağız-burun dağılmış, hoşaf! Kanlar içinde kapı da belirmiş ? ? ? TEMEL de hemen arkasından girmiş içeriye, JAPON' u göstererek : --- 'Ona, 'Toyota' nın 'Krikosuyla' vurdum' demiş... 17-03-2008 17:00 |
||
| Melih | ||
| Müdür olmak Disi aslan bir agacin altinda uyurken, tilki gizlice gelip disi aslani becermis. Disi aslan uyaninca erkek aslanin yanina gitmis ve ona sormus 'sen ben uyurken birsey yaptin mi?' demis. Erkek aslan 'ben bir sey yapmadim' demis ama olaya çok sinirlenmis... 'Bütün hayvanlari toplayin suçluyu mahfedecegim' demis. Bütün hayvanlar toplanmis, Aslan 'kim yaptiysa bunu elini kaldirip öne çiksin' diye kükremis ama hiçbirinden ses çikmamis. O sirada toplantiya geç kalan ve kosarak gelen çakal, tilkiye 'burada neler oluyor?' demis. Tilki de 'Aslan ormana bir müdür ariyor talip olan elini kaldirip öne çiksin' diyor demis. Çakal elini kaldirip öne çikmis. Aslan 'pekala herkes gitsin' demis ve tabii ki çakali sabaha kadar etraflica becermis.Çakal ertesi sab ah perisan halde yürürken tilkiye rast gelmis. Tilki siritarak demis ki: 'Len Çakal, bir müdür oldun yürüyüsün bile degisti!!'... 12-03-2008 13:57 |
||
| Melih | ||
| ALET MESELESI Bir zamanlar Ingiliz hukumeti cocugu olmayan ailelerin bu sorununu cozmek icin "Cici Baba" servisi kurmus. Cici Baba evliliklerinin ilk bes yilinde cocuk sahibi olamayanlara yardim eden bir devlet memuru. Smith ailesi de boyle bir servis icin basvuruda bulunur, heyecanla "Cici Baba" yi beklerken kapi calinir, ancak gelen kisi cici baba adayi degil , kapi kapi dolasan bir bebek fotografcisidir. Konusma soyle gelisir : Ms Smith: Gunaydin SATICI : Gunaydin efendim ben sey icin gelmistim Ms Smith : Aciklamaniza gerek yok kocam herseyi anlatti.Buyrun iceri girin SATICI : Oylemi? Bebek isinde ustume yoktur, ozellikle ikizlerde. Ms Smith : Kocamda oyle soyledi buyrun oturun. SATICI : O zaman kocaniz belki de size .................. Ms Smith : Aa evet,ikimizde en iyi sonucun boyle alinacagini dusunuyoruz. SATICI : Oyleyse hemen baslayalim. Ms Smith : (KIZARARAK) Sey nerede baslamali? SATICI : Her seyi bana birakin.Ben genellikle iki kez banyo kuvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kac kez yatakta denerim. Bazen oturma odasinin halisinde iyi oluyor. Ms Smith : Banyo !! Oturma odasinin halisi!!! Neden bizim beceremedigimiz anlasiliyor . SATICI : Sey hanimefendi , hic kimse ilk seferinde iyi bir sonuc garanti edemez ama alti yedi kere denersek bir tanesi mutlaka sahane olacaktir. Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyormusunuz? SATICI : Kesinlikle degil benim isimde insanlar aceleci olmamalidir. Ms Smith : Basarili oluyormusunuz bari? SATICI : (Cantasini acarak bebek fotograflari gosterir) Su bebeklere bakin bunlar benim islerim. Bakin bu dort saat surdu. Ms Smith : Evet cok guzel bir bebek SATICI : Fakat gercekten guc bir is. Gormek istiyorsaniz suna bakin, ister inanin ister inanmayin bu Londra'nin ortasinda, otobusun uzerinde oldu. Ms Smith : TANRIM !!!!!!! SATICI : Bunlarda sehrin en sirin ikizleri.Anneleri ile calismanin ne zor oldugunu bilseniz ikizlerin sirinligine daha cok sasirirsiniz. Ms Smith : Oyle mi ? SATICI : Sormayin. Sununda isi dogru yapabilmek icin onu Hyde Park'a goturdum.Herkes cevremizi sardi. Pes pese dort bes tam boy ve is bitti. Ms Smith : Dort bes tam boy !!!!! SATICI : Evet ustelik uc saatten fazla surdu.Sonunda bir kac kisi kalabaligi tuttu. Karanlik olmadan once yeniden denemeliydik ancak Serceler aletimin uzerine konup gagalamaya basladilar bu yuzden isi birakmak zorunda kaldik . Ms Smith : Yani gercekten serceler seyinizi aaa-aletinizi isirdiler mi? SATICI : Evet boyle seyler oluyor tabi.Ben teknigimi gelistirmek icin tam uc yil harcadim. Mesela su bebek. Bu neticeye ancak buyuk bir magazanin ön vitrininde ulasabilirsiniz. Ms Smith : Bu kadar da olmaz! SATICI : Hanfendi hazirsak ayagi alip geleyim. Ms Smith : Ayak mi ????!!!!! SATICI : Aa evet , agir oldugu icin surekli elde tasimak zor oluyor bunun icin ayak kullaniyorum. Hanfendi ..... Hanfendi ..... Hay allah neden bayildi simdi bu... 12-03-2008 13:52 |
||
| Melih | ||
| Evin hizmetcisi evin hanimindan maasina zam ister. Evin hanimi hosnutsuz sebebini sorar. Hizmetci: -"3 sebebim var: 1.si ben sizden daha iyi utu yapiyorum." Evin hanimi kizarak: -"Sana bunu kim soyledi?" Hizmetci -"Beyiniz." Evin hanimi -"2. sebep ne?" Hizmetci -"Ben sizden daha iyi yemek pisiriyorum" Evin hanimi daha da kizarak -"Olamaz senin benden daha iyi pisirdigini kim soyliyebilir?" Hizmetci -"Beyiniz" Evin hanimi patlarcasina sorar -"3. sebeb neymis?' Hizmetci -"Ben sizden daha iyi sevisiyormusum" Evin hanimi kopurerek -"Bunu da mi kocam soyledi?" Hizmetci -"Hayir... Bunu bahcivan soyledi." Ve boylece hizmetci butun istedigi maas artislarini aldi. 12-03-2008 13:43 |
||
| X5 | ||
| Kim Akilli Temel ve Dursun iki ayri kurulusta genel mudurdur. Bir yerde oturup dertlesirken Temel odacisindan sikayet eder... - Ula benim odaci o kadar aptaldir ki sorma gitsun. Biktum aptalligindan, iyi usak ama cok aptaldur. Dursun icini cekerek: -Mudurum, seninki benimkinun yaninda cok akillidur. Bende bir odaci var ki gel de cildirma... - Ula senun ki benumki kadar aptal olamaz. - Benim odaciyi bir gor, sen de anlarsun. istersen gel deneyelum onlari... Denemeye karar verirler. Temel zile basar, odacisi gelir: - Buyur mudirum! Temel odacisina: - Al su 100 lirayi, bana bir Mercedes al getur! Odaci -Bas ustune mudirum der cikar. Bu sefer de Dursun odacisini cagirir: -Usagum hele bir git bak bakayum ben evde miyum? - Bas ustune mudurum der, o da cikar. Kapida iki odaci karsilasir. Biri oburune -Ula nereye gideysun diye sorar. - Sorma dayiogli, bizum genel mudur cok aptaldur ... Bana diy ki al su 100 lirayi Mercedes al. Ula bugun pazar butun dukkanlar kapali. Ben simdi arabayi nerden bulacagum? Obur odaci aglamakli olarak -Sen halune sukret! benum mudur senunkinden daha aptaldur. Baga diy ki git bak bakalum ben evde miyum? Ula onunde telefon, ac da sor! Beni neye yoraysun...? 11-03-2008 11:41 |
||
| x5 | ||
| Fıkra Erkut Duran'dan. Tanrı Adem'le Havva'yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde sadece monte edilecek 2 parça daha kalmıştı. Bunları hangisine takacağı konusunda kararsızdı. Sonunda onlara sormaya karar verdi. "Elimde 2 parça daha var" dedi. "Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta işemeye imkân veriyor. Bunu hanginiz ister?" Adem büyük bir coşkuyla atıldı: "Ben, ben!! Bana ver onu. Çok eğlenceli olacak. Onunla ayakta işeyebileceğim. Ne olur bana ver onu." Adem'in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, Havva'yı da bu konuda çok heyecanlı göremeyince, o parçayı Adem'e monte etti. Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta koşturup her yere işaretini bırakmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Sonra kuma adını yazdı. Sonra da ilerideki bir taşı vurmaya çalıştı yeni oyuncağıyla. Nihayet sakinleştiğinde Tanrı diğer parçayı monte etmek için Havva'nın yanına gitti. Havva sordu: " Bana takacağın parçanın adı ne?" "Beyin" dedi, Tanrı.. 05-03-2008 16:38 85.106.137.39 |
||
| DEYZO | ||
| Evin hizmetcisi evin hanimindan maasina zam ister. Evin hanimi hosnutsuz sebebini sorar. Hizmetci: -"3 sebebim var: 1.si ben sizden daha iyi utu yapiyorum." Evin hanimi kizarak: -"Sana bunu kim soyledi?" Hizmetci -"Beyiniz." Evin hanimi -"2. sebep ne?" Hizmetci -"Ben sizden daha iyi yemek pisiriyorum" Evin hanimi daha da kizarak -"Olamaz senin benden daha iyi pisirdigini kim soyliyebilir?" Hizmetci -"Beyiniz" Evin hanimi patlarcasina sorar -"3. sebeb neymis?' Hizmetci -"Ben sizden daha iyi sevisiyormusum" Evin hanimi kopurerek -"Bunu da mi kocam soyledi?" Hizmetci -"Hayir... Bunu bahcivan soyledi." Ve boylece hizmetci butun istedigi maas artislarini aldi. 05-03-2008 13:05 110.859.123.52 |
||
| x5 | ||
| Birgün bir adam ormanda kaybolur gece karanlığında bir kilise görür ve geceyi burada geçirmek ister, kapıyı çalar Başrahip kapıyı açar, Başrahib e tanrı misafiri olduğunu yolunu kaybettiğini bir gece kalıp gideceğini anlatır. Rahipte kabul eder tabi ki, gece herkes uyumaya çekilir, fakat adamın gece yarısı tuvalete gitme ihtiyaci doğar ve tuvaleti aramaya koyulur. Önce bir kapıyı açar bakar ki güzel bir kadın geceliğiyle ortada dolaşıyor.. Sonra başka bir kapıyı açar burada da rahipler yerde daire biçiminde oturmuş hepsinin aleti meydanda ortada da bir sinek uçuyor buna da çok şaşırır; Adam sonra bir kapı daha açar ve adam birde ne görsün bir rahip aletinden tavana asılmış, şaşkınlığı bir kat daha artan adamn sonunda ihtiyacını giderip yatar. Sabah olunca bütün bu gördüklerini başrahibe anlatır ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya başlar: -"O gördüğün güzel kadın var ya işte o bizim ihtiyacımızı karşılar, o ortada uçan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadınla o beraber olur" -Adam sorar : "Peki o aletinden tavana asılan rahip neyin nesidir ?" - Başrahip hemen cevap verir: "O var ya o, orospu çocuğu, aletine bal sürüyormuş meğer!" 03-03-2008 17:38 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Kızılderinin teki keçilerini otlatıyormuş. Derken bir cowboy gelmiş ve sormuş: - Senin köpeğin mi? - O köpek benim olmak! - Onunla konusabilir miyim? - Köpek konuşamamak! Cowboy köpeğe yaklaşır. - Nasılsın? - Fena değil! (Kızılderili şaşkın...) - Bu kızılderili senin sahibin mi? - Evet. - Sana iyi davranıyor mu? - Evet, çok iyi. Günde iki kez tuvalet için dolaştırıyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor. (Kızılderili bu arada kafayı yemektedir) CowBoy kızılderiliye sorar. - Senin atın mı? - O at benim olmak! - Onunla konuşabilir miyim? - At konuşamamak! Cowboy ata yaklaşır. - Nasılsın? - Fena değil! (Kızılderili daha da şaşkın...) - Bu kızılderili senin sahibin mi? - Evet. - Sana nasıl davranıyor? - Iyi. Bana hergün gerekli yürüyüşleri yaptırıyor, fazla yük bindirmiyor, günde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve içinde yiyecek ve yataklık olan ufak bir ahır inşa ediyor. (Kızılderili ne gözlerine ne de kulaklarına inanamamaktadır) CowBoy tekrar kızılderilinin yanına gelir. - Bu Dişi Eşşek senin mi? - Eşşek benim olmak, konuşmak ama çok yalan söylemek ..... 03-03-2008 17:35 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Bush ölmüş, cehenneme gitmiş. Zebanibaşı 'Tamam' demiş, 'Amerikadan gelenler için özel bölmemiz var. Ama üç kişilik. Hepsi de dolu. Senin günahın hepsinden fazla olduğu için seçme şansı senin olacak. Birini affet, yerine sen geç. 'Bush ilk hücreye girmiş, bakmış Nixon elinde balyozla taş kırıyor. Başında da bir Vietnamlı onu kamçılıyor. 'Yok' demiş, 'Benim zaten biraz omuzun ağrıyor, taş kıramam'. İkinci hücrede, Babası Bush'u bulmuş. Irak savaşı ardından petrole bulanmış Körfez suyundan bir havuza dalıyor, tam çıkınca bir daha dalmak zorunda kalıyor. 'Aman' demiş Bush,gözü korkmuş, 'Benim yüzmeyle aram öteden beri iyi değildir. 'Üçüncü hücrede Clinton varmış. Sırtüstü bir yatağa İsa vaziyetinde bağlanmış, çıplak, Monica'da yatakta ve Clintona'a en iyi bildiği işi yapıyor. Bush'un ağzı kulaklarına varmış, 'Tamam' demiş, 'Bu cezayı kabul ediyorum'. Zebanibaşı bir tuhaf bakmış, 'Emin misin?' diye sormuş. 'Eminim' demiş Bush. 'Sen bilirsin' diye kafasını sallamış Zebani, sonra hücrenin kapısını açıp bağırmış: 'Tamam Monica, serbestsin!' 03-03-2008 17:30 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı: - "Şimdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır -dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz göt istermiş." 03-03-2008 17:28 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek "yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz" demiş. Adam motorunu göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş. Akşama doğru kız "gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz." demiş. Hemen arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş. "Yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz. Konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar..." Adam 4 kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık... Uulan bir konuşursak yandık demiş... Yemek yerken aklına "Ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez." fikri gelmiş. Kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok. Bir de öpeyim demiş, Öpmüş gene çıt yok.. Ulan ben bununla bu işi burada pişireyim demiş. Herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. Adam iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da yatmış. Gene çıt yok. Tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. Bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış. - "Tamam tamam koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım" 03-03-2008 17:26 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir". Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy. " Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır." "Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır. "Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! "" 03-03-2008 17:23 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Adamın biri evcil maymunu ile bir bara gitmiş. Bir içki ısmarlamış, o sırada da maymunu ortalıkda dolaşıp eline ne geçirirse ağızına atıyomuş. Son olarak bilardo masasındaki bir topu mideye indirince barmen bağırmaya başlamış. -"Yav naapo bu hayvan bilardo topumu yedi". Adam da -"Ya o yer ,parası neyse veririm." demiş. Parayı verip çıkmışlar. Aradan bir hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmiş. Yine bir içki ısmarlamış. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmış. Barmende bir yandan seyrediyomuş. Maymun önce erigi götüne sokmuş sonra çıkarıp aazına atmış. Barmen adama dönüp -"Bu ne yaptı şimdi" demiş. - Adam: "Senin şu bilardo topu olayından sonra herşeyi ölçüp de yiyor."* 03-03-2008 17:19 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Odanın birine 1 kadın, 1 ütü ve 1 gömlek koymuşlar. 5 dakika içinde gömleği ütüleyip, kadınla beraber olan kişi kazanacakmış. Japon, almış ütüyü eline gömleği bir güzel ütülemiş. Kadına sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta : Bizde prensip budur demiş: Önce iş gelir. Fransız girmiş ve hemen kadına saldırmış. Ütüye sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: Önce aşk gelir. Türk girmiş. Girer girmez vermiş kadına ütüyle gömlegi, o ütülerken kadının işini bitirmiş ve kazanmış. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: ..Çalışanı ?ikerler... :) 03-03-2008 17:18 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır Bey anlatıyor... Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon: - "Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar: - "Nasıl yapıyorsunuz?" - "Senin anlattıgın kimi." - "Hata ne?" - "Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir." - "İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?." - "Tamam" diyor ve başlıyor, anlatmaya. - "Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..." 03-03-2008 16:53 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Barbaros bulvarında olmuş bir olay... Arkadaşlarla öyle Barbaros bulvarında yürüyorduk. Bir anda yanımızdan son sürat bir minibüs geçti. Biz 'Freni patladı' filan demeye kalmadan, minibüs kafadan elektrik direğine bindirdi. Hemen koştuk, yardım edelim diye. Minibüse ulaştığımızda manzara şuydu: Yolcuların kiminin kası açılmıs, kiminin dudağı patlamış... Dağılmış vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflık var. Çünkü o hallerine rağmen, gözlerinden yaşlar gelecek şekilde gülüyorlar. Biz ne yapacağımızı şaşırdık. 'Ne oldu?' diye sorduk. Bir iki tanesi, güçlükle 'Şoför, şoför...' diyebiliyor ama yine gülmeye başlıyorlar. Bu şaşırtıcı manzaranın aslını öğrenebilmek için 2,3 dakika geçmesi gerekti. Meğer şoför, tükürürken minibüsten düşmüş. Hani, bizim şoförlere özgü, giderken kapıyı açıp dışarı tükürme hareketi vardır ya. Baba, dengeyi tutturamamış, tükürükle beraber, gümbürt aşagı düşmüş. Minibüs de kontrolden çıkıp direğe bindirmiş. 03-03-2008 16:51 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Gerçek Avustralya Mahkeme Gündemi 12659 - Hamile Bayan Davası Yaklaşık 8 aylık hamile bir bayan otobüse biner. Karşısında oturan adamın ona gülümsediğini farkeder. Hemen başka bir koltuğa geçer. Bu sefer gülümseme sırıtmaya dönüşür ve bayan da tekrar yer değiştirir. Adam daha da eğleniyor gibidir. 4. yer değiştirmede adam kahkaha atar, bayan ,şoföre şikayet eder ve o da adamı tutuklattırır. Olay mahkemeye intikal eder. Hakim adama ( yaklaşık 20 yaşındadır ) söyleyeceği bir şeyi olup olmadığını sorar. Adam cevap verir.'' Sayın Hakim , şöyle oldu: Bayan otobüse bindiğinde durumunu farkettim. Üstünde ''Çift Nane İkizleri Geliyor '' yazısı olan bir reklam afişinin altına oturdu ve ben sırıttım. Daha sonra kalktı ve üzerinde ''Logan'ın ağrı kesici merhemi şişikleri azaltır '' yazılı afişin altına oturdu , ben de gülümsemek zorunda kaldım. Daha sonra '' William'ın büyük çubuğu yaptı '' yazan deodorant afişi altına oturunca kendimi çok zor tuttum. Fakat , Sayın hakim , dördüncü defa kalkıp '' Goodyear kauçuğu bu kazayı önleyebilirdi '' afişinin altına oturunca.... ben koptum. DAVA DÜŞMÜŞTÜR. 03-03-2008 16:50 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Ünlü güftekâr ve tamburî Osman Nihat Beyefendi çapkınlığı ile pek meşhurmuş. Ankara'da bulunduğu sıralarda güzel bir günde Kızılay'a doğru yürümekte iken hemen önü sıra da çok güzel endâmlı, alımlı, çalımlı bir bayan yürüyormuş. Osman Nihat Bey kadına biraz yaklaşarak başlamış dil dökmeye: - Aman Ya Rabbi! Ne güzel endamınız var! Şu belin inceliğine bakın. Ya saçların omuzlara dökülüşü. Kadın omuzunun üzerinden arkasına söyle bir bakıp, kafasını çevirmiş ve de sinirli sinirli yoluna devam etmiş. Fakat Osman Nihat Bey kadının peşini bırakmamış ve dil dökmeye devam etmiş: - Bacaklarınızın güzelliği, keklik gibi sekisiniz ne de hoş... Sizinle birlikte olmak her halde hayata bedeldir..." Ve daha neler ne dil dökmeler. .. Tam bu sırada Kızılay Meydanı' na yaklaşmışlar. Dört yol ağzına ve polisin olduğu yere geldiklerinde kadın bütün sinirli haliyle Osman Nihat Bey'e dönerek: -Şimdi polise veririm! Deyince: Osman Nihat, masumane bir tavır takınıp, ses tonunu yumuşatarak - Aman hanımefendi, ben bir saattir yalvarıyorum. Niye polise? 03-03-2008 16:47 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Abimiz deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşıyor... Kasadaki bayan botları poşete koyarken, sayın Abimiz de soruyor; - 43 lira değil mi?... - Kız, "Ne münasebet" der gibi bakıyor ve "Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." Abi'mizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor; -Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor... 03-03-2008 16:46 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: "Bu düzen değisecektir" Bir vatandaş bağırmış: "Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?" 03-03-2008 16:44 85.99.6.145 |
||
| x5 | ||
| Anne ve baba çocukları anlamasın diye sevişmeye "çamaşır yıkama" demişler. Yani sevişmek istediklerinde çamaşır yıkayalım mı diyorlarmış. Bir gün baba oğlunu çağırmış ve "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacak mıymış" demiş. Oğlu da gitmiş ve sormuş. Annesi "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş. Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş. Anne yine aynı cevabı vermiş. Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış. "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş. Oğulda gitmiş babasına sormuş. Babası "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim" demiş. 03-03-2008 16:40 85.99.6.145 |
||