1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12
Siz de Yazın
İmam efendi
Kadının biri kocasını aldatmaya karar verir ve köyün imamına bunun cezasının cehennemde ne kadar olacağını sormaya gider...


İmam efendi anlatmaya başlar;

köyün muhtarıyla ;

kocanı aldatırsan altı ay,
öğretmeniyle yaparsan bir yıl,
bekçi ile yaparsan iki yıl...
Kadın dayanamayıp sorar;

'peki imam efendi ya köyün imamıyla

aldatırsam cezası ne kadardır?'
İmam gevrek gevrek gülerek;

'seni gidi kâfir seni der,

cennette gözün var HA :):)



30-12-2009 01:14

 
fıkra
Tabii ki öldük
Yaşlı adam, oturmuş torununa harp hikayelerini anlatıyormuş 'Bir gün etrafımız düşmanla dolu, çarpıştık, çarpıştık ama sonunda hayatta kalanlarımız esir düştük. Bizim düşman komutanına götürdüler. Adam pis pis sırıtıyordu. Bize 'Bana bakın' dedi 'Biz sizi ya düzeceğiz ya da öldüreceğiz.'
Torun merakla 'Eee sonra ne oldu dede?' diye sormuş
Yaşlı adam 'Ne olacak hepimiz öldük tabii ki..' cevabını vermiş.


13-11-2009 05:09

81.213.229.133
 
Ev İşi Yapmak istemeyenYeni Gelin
Zamanın birinde bir yaşlı kadın ile kocası ve bir de evlenmeyen erkek çocukları varmış.

Yaşlı kadın, evin işlerini yapmaktan yorulurmuş. En sonunda kocası ona, karıcığım, şu oğlanı evlendirip başgöz edelim de sen de şu ev işlerinden kurtulu ver, der.
Neyse çocuğu evlendirirler, yeni gelen eve gelir. Taze gelin,birinci gün, hiç bir iş yapmaz, ikinci gün yapmaz, üçüncü gün yapmaz. Kayınpeder ve kayınana kendi aralarında konuşurlar ve herhalde yeni gelin olduğu içindir, üç gün dolunca, yarın artık evin işlerini yapar diye düşünürler.

Ama ertesi gün olur, gelin yine hiçbir işe elini sürmez. Bir hafta on gün geçer, bizim gelinde evin işlerini yapma emaresi hiç görülmez.
En sonunda kayınpeder hanımına; hanım ben yerleri süpüreyim, nasıl olsa gelin görür, utanır ve elimden süpürgeyi alır der. Kayınpeder yerleri süpürmeye başlar.

Bir dakika,iki dakika,beş dakika hıııh gelin oralı dahi olmaz. En sonunda kayınana gider kocasından süpürgeyi almak ister ve kocası vermez.
Derken aralarından bir tartışma; karısı ver beyim ben süpüreyim, senin süpürmen ayıp olur dedikçe, kocası ona; hayır hanım ben süpüreceğim derken bu tartışma 5-6 dakika sürer.
En sonunda gelin koşarak yanlarına gelir ve ikisi ona dönüp bakarlar.

Gelin tam yanlarında durur ve ikisine sus anlamında, işaret parmağını dudaklarına götürür ve ışşşşşt, kavga etmeyin, bir gün sen süpür,bir gün sen süpür der.

12-10-2009 14:58

88.224.194.47
 
Belma
Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi açar.

Kadin:
'iyi günler az önce caminiz kirildi ve bunu yapan benim çocugum,
lütfen özrümü kabul edin ne kadar masrafi varsa ödemek istiyorum' der.

Adam:
'hiç sorun degil çocugunuz cami kirdi ve içeri giren top degerli bir
vazoya çarpti ve o da kirildi'

kadin daha fazla üzülür ve içeri girdiginde gerçekten bir vazoyu
kirilmis görür.

'Çok üzgünüm bununda masrafini ödemek istiyorum' der.

Adam:
' hiç önemli degil aslinda çok büyük bir iyilik yaptiniz bana'

kadin merakla:
'ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur' der

Adam:
'hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yildir o vazoda hapis kalmistim,
çocugunuz sayesinde özgürlügüme kavustum, dileyin benden ne
dilerseniz' der.

Kadin sevinçle:
'ayy ne desem güzel bir malikane istiyorum hem de paris'te.'

Adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve:
'tamam hanfendi isteginiz oldu, dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni
evinize' der ve 'ya ikinci dileginiz?' diye sorar...

'çok lüks kiyafetler istiyorum'

Adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve:
'armani, versace ve dkny'de kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz' der ve
üçüncü istegi sorar.

Kadin:
'en degerli mücevherleri istiyorum' der..

Adam bir telefon konusmasi sonrasi :
'ok bvulgari ve tiffany'den dilediginiz mücevherleri alabilirsiniz ' der.
Kadin havalara uçmustur ve adam:

'yalniz bende birsey rica etsem sakincasi olur mu?' diye sorar.
Kadin merakla:
'nedir?'
adam:

'biliyorsunuz 100 bin yildir bu vazodayim. kac zamandir bir kadin yüzü
görmedim acaba bir gece benimle olur musunuz?' diye sorar..
Kadin biraz düsündükten sonra:
'neden olmasin?' der ve sabaha kadar birlikte olurlar...

sabah uyandiklarinda adam:
'güzel hanfendi acaba kaç yasindasınız?' diye sorar,
kadin:

'32' der.

Adam da:
'VAY BE BU YASTA HALA CINLERE INANIYOR MUSUNUZ?'


24-07-2009 09:47

 
tebessüm
Göğüs büyütmek için çare!
Şerafettin Bey, karısı Makbule Hanım'ın devamlı olarak 'Nasıl görünüyorum canım?' sualinden bıkmış ve evin her odasına birer boy aynası koydurtmuş.

Bir gün banyodan çıkan Makbule Hanım, aynalardan birinin karşısına geçip çıplak vücudunu incelemeye başlamış. Ve sonra da Şerafettin Bey'e sormuş 'Kocacığım, benim göğüslerim pek mi ufak?'

Kocası 'Eh' demiş 'Bomba sayılmazlar ama bunları büyütmenin bir çaresi var.'
Makbule 'Yoo' diye itiraz etmiş 'Öyle silikon falan taktırmam.'
Kocası 'Yok canım' demiş 'Ameliyat filan olmayacaksın. Eline bir parça tuvalet kağıdı al ve iki göğsünün arasına sür.'
Makbule Hanım hemen bir parça kağıt alıp kocasının dediğini yapmaya başlamış. Biraz sonra da sormuş 'Peki bunlar ne zaman büyür?'
Şerafettin Bey 'Eh, epey bir zaman alır' diye cevap vermiş
Makbule yine sormuş 'Ya işe yaramazsa?'
Şerafettin 'Hiç yaramaz olur mu' demiş 'Bak aynı şeyi yapa yapa, popon evlendiğimizden bu yana ne kadar büyüdü!'
--------------------------------------------------------------------------

Doktora gelen bir adam derdini şöyle anlatmış 'Doktorcuğum her gece uykuda yatağımı ıslatıyorum.'
Doktor adamı bir güzel muayene etmiş ama altına kaçırmasına sebep olacak bir rahatsızlık bulamamış. Doktor sormuş 'Yatmadan önce çok su mu içiyorsun?
Yoksa tuvalete gitmeden mi yatıyorsun?'
Adam 'Yok doktorcuğum, akşam yemeğinden sonra hiçbir şey içmem ve tam yatmadan önce de tuvalete giderim.

Benim derdim başka. Yatıp uyuduktan sonra rüyama bir adam giriyor ve bana 'Çişini yaptın mı?' diye soruyor. Ben de 'Hayır' diyorum, ben hayır deyince kısa boylu, yeşil şapkalı, kırmızı bıyıklı o adam 'O zaman şimdi yap bakalım' diyor ve ben de her halde o zaman yatağımı ıslatıyorum.'
Doktor 'O halde bu gece o kısa boylu, yeşil şapkalı, kırmızı bıyıklı adam sana 'Çişini yaptın mı?' diye sorunca sen de 'Yaptım' de, bakalım ne olacak. Yarın da gel bana neticeyi söyle.' Adamcağız o gece yatmış ve derin bir uykuya dalmış.

Biraz sonra da rüya görmeye başlamış. Rüyasında yine kısa boylu, yeşil şapkalı, kırmızı bıyıklı adam gelmiş ve 'Çişini yaptın mı?' diye sormuş. Adam 'Evet yaptım' cevabını verince kısa boylu, yeşil şapkalı, kırmızı bıyıklı adam 'Peki büyüğünü yaptın mı?' diye sormuş. Adam 'Hayır' cevabını verince kısa boylu, yeşil şapkalı, kırmızı bıyıklı adam 'O zaman şimdi yap bakalım' demiş.
Bizim adam ertesi günü başka bir şikayet ile tekrar doktora gitmiş.


23-07-2009 05:59

 
evli :)
İşkence kar etmez!
- Amirim, adam suçunu itiraf etmiyor.
- Biraz zorlasaydınız??
- Çok zorladık efendim ama kar etmedi.
- Aynı soruları tekrar tekrar sordunuz mu?
- Evet
- Aralıksız, hiç durmadan suçladınız mı?
- Evet
-Alakasız konularla bağlantı kurup adamın kafasını ütülemediniz mi?
- Evet, aynını yaptık
- Kaç saattir sorguluyorsunuz?
- İki gündür
- Allah allah nasıl dayandı bu herif be!
-Adam evli, efendim. İşkence kar etmiyor!

03-07-2009 02:26

81.213.229.128
 
p harfyle başlayan yemk
temel rakadaşı idrise sormş baş harfi p olan bi yemek ismi sölermisun?
-pırasa.
pilemedun
-pirzola.
deulll....
-pirnç
o hiç deul
-tamam buldm pilav
hayır oda deul
pilemeyeceum sden söle pakayım
pamya ula pamyaaa..........

09-06-2009 08:48

94.55.62.2
 
yumruğu kim vurmuş
temel nefes nefese haydarpaşa tren garına gelmiş.bilet satan memur,gazete okumaktaymış.parayı ona uzatmış.bostancıya bir bilet lütfen.gişe memuru,başını bile kaldırmadan cevap vermiş. _sıraya gir!

temel dönüp sağına soluna bakmış.ama gerisinde hiç kimse yok gar bomboş.bidaha parayı uzatmış:hemşerim bostancıya bi bilet_sıraya gir!

temel lahavle çekmiş,tekrar geriye dönüp bakmış.peşinde yine kimseler yok.kafasını gişeden içeri uzatmış.memur hala gazete okuyormuş, hemşerim bostancıya bir bilet daa......! memur,yine başını bile kaldırmadan,sıraya gir deyince,temel ya allah deyip,

yumruğu memura patlatmış.paldır küldür yere yuvarlanan memur, neye uğradığını şaşırmış.ne vuruyorsun yahu?demiş .temel benmi demiş ve ilave etmiş:bu kadar kalabalıkta benim vurduğumu nerden çıkarıyosun?.....:)

09-06-2009 08:30

 
Hüsso
HESAP

Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
-"A?. koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. Kadın bir anda Böyle bir laf beklemediği için sasırmış ve afallamış...
-"Affedersiniz anlayamadım beyefendi tekrar eder misiniz?" diye sormuş. Bunun üzerine Adam yine:
-"A?. koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. Kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyefendi! Lütfen sözlerinize dikkat edin ve NE istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. Adamda hiçbir değişme yok, ayni lafı tekrar tekrar söylemiş... En sonunda bankadaki kadın dayanamamış ve "Ben sizi müdürümün yanına götüreyim de, derdinizi ona anlatın" demiş.
Müdürün yanına gitmişler Adam yine ayni şekilde müdüre isteğini iletmiş. Mudur:
"Beyefendi, elemanım son derece hakli. Bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır misiniz?" demiş. Bunun üzerine
Adam:
- "Ağzına s.ctigimin sayısal lotosundan en büyük ikramiye bana cıktı ve bunu A? koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum" demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankadaki bayanı işaret ederek yüksek sesle adama demiş ki:
"Ve bu orospu size yardımcı olmuyor, öylemi...?


30-04-2009 01:00

 
üstad ahmet çavuşoglundan alıntı
Tabu komiklikleri
--------------------------------------------------------------------------------


Biliyorsunuz son senelerde meşhur olan Tabu diye bir oyun var. Kelimenin kendini kullanmadan bir kelimeyi tarif etmeye çalışıyorsunuz. Aşağıda bu oyun esnasında bazı kelimelerin, oynayanlar tarafından nasıl tarif edilmeye çalışıldığını okuyacaksınız:
Kelime. Mini etek
Tarif eden erkek 'Hani sen hep giyersin de, ben sana giyme derim ya...
Kiz: Don!
Topluluk: Ohaaaaa!
Kelime: Araba
- Murat'in en sevdiği şey ne?
- Karı?
- Hayır, başka...
- Seks?
- Hayır, hani geçen gün değiştirdi.
- Haaa araba.
Kelime: Cin Tonik
- Inle kim top oynar?
- Ciinnn!
- Yanında ne iyi gider?
- Toniiik!
Kelime: Kaniş
Erkek: Bahçeye bağlanan sadık dört ayaklı eleman var ya
Kız: Köpek.
Erkek: Hah, onun küçük ve şirin olanı.
Kiz: Doberman.
Erkek: Ohaaa...
Kelime: Vatan haini
- Asker kaçakları ne olur?
- Suçlu
- Hayır milli duygularla düşün
- Şerefsiz, haysiyetsiz, aşşağılık, namussuz?
Kelime: Kekik
- Yemeğe konur, ot gibi seyler
- Mayonez !!!!
Kelime: Helikopter
- Hani harpte yaralıları kurtarır
- Doktor
- Değil
- Ambulans
- O da değil, hani gökten iner
- Haa Allah!

Laikliğin tarifi
Musa Ağacık, yıllardır yaptığı röportajların küçük bir bölümünü 'Musa'dan
Beri' adlı kitapta topladı. İşte kitaptan birkaç satır.
Ağrı'da konuştuğu 75 yaşındaki Hacı Sıddık Bilgin diyor ki:
- Musa Bey, biz Atatürk'ü çok seviyoruz...
- Zorunuz nedir, neden Atatürk'ü seviyorsunuz baba?
- Çünkü Atatürk LAYIGLIGI getirmiştir! ..
- Layiglik nedir Sıddık Baba?'
- Camiye giden camiye layıgtır, meyhaneye giden, meyhaneye layıgtır...'
- Bu mudur?
- Heee Budur...


29-04-2009 02:15

85.99.2.121
 
ben bişey gördümm
adam banyodan çıplak bir şekilde odasına giderken papağanı başlar bağırmaya ben bişey gördüm ben bişey gördüm.
adamda tehtit eder, sus yoksa tuylerini tek tek yolarım.
papağan bu dinlermi, tekrar eder durur.
en sonunda adamın tepesi atar ve kuşun bütün tüğlerini yolar
sonrada kafesini pencerenin önüne biyere koyar.
yoldan geçen kel kafalı adamı gören papağan başlar söylenmeye.sendemi bişey gördün sendemi bişey gördün.
09-04-2009 18:32

94.55.62.2
 
leyla leyla
Delikanli sevgilisini aksam eve birakir. Evin önünde masum bir fisiltiyla, bir elini duvara dayayarak sorar; 'Beni bir öper misin'..

Kiz: 'Deli misin evin önünde annemler görür' der..

Erkek: 'Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum...

Kiz: 'Ben de seni ama olmaz...'
Erkek tabi devamli israr eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kizin küçük kiz kardesi belirir.

Küçük kiz: 'Babam diyor ki öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün yoksa kendisi gelecek öpecekmis, ayrica o salağa söyle elini diafon dügmesinden çeksin ''...



26-03-2009 03:51

 
Melez
LAZ BEBEK

Lazın biri Ankara'da bir barda içerken cep telefonu çaldı, telefonunu açtı, bir o kulağına bir bu kulağına götürürken sevinçle bardaki herkese içki ısmarladı.

Sonrada çevresindekilere karısının 15 kg lık tipik bir laz bebeği doğurduğunu söyledi. Bardaki hiç kimse bir bebeğin 15 kg. gelebileceğine inanmadı, fakat laz inat etti.

"Dediğim gibi,bizim oralarda ortalama bebek kilosu budur, benimki de tipik bir laz bebeği!!!

Dört bir yandan tebrikler yağdı; bardaki herkes lazı kutladı... İki hafta sonra laz tekrar bara uğradı.
Barmen adamı tanıdı ve sordu:
''Sen şu 15 kg doğan bebeğin babası değil misin? Herkes bebeğin iki haftada kaç kilo olduğunu merak ediyor. Söyle bize, bebek kaç kilo?"
Laz baba gururla yanıtladı:
"10 kilo"
Barmen şaşırmış ve meraklanmıştı.
"Nasıl oldu? Doğduğu gün zaten 15 kiloydu."
Laz baba içkisini başına dikti, ıslak dudaklarını koluna sildi ve barmene doğru eğildi, gururla yanıtladı:



"Sünnet ettirdum!"



21-03-2009 02:35

 
fıkra
Fıkra Yıldırım Tuna'dan..
İşsizlikten bunalan delikanlı bir çiftlikte iş olduğunu öğrenince en ufak bir çiftlik tecrübesi olmamasına rağmen adeta 'uçmuş' oraya.. Durumu fark eden çiftçi delikanlıyı ahıra götürmüş, dişlerinin arasında kibrit alıp sırıtarak "Zıpkın gibi bir delikanlıya benziyorsun.." demiş, "Şu atı nallayabilir misin?.. Çok para veririm.."
"E.. Evet.." demiş işsizlikten çaresiz kalmış delikanlı kemerini gevşetirken, "Ama şu eşekle koyun arkalarını dönsünler..!"

19-03-2009 06:26

 
Hüsso
Karacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker - 'Emret komutanım' diyerek yanına gitmiş. Komutanı yere yatmasını istemiş.

Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş
asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz
ezilmiş.
Komutan diğerlerine dönerek :
'İşte cesaret' demiş.

Havacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine;'Emret
komutanım'diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.
Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra
Komutani askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş. Asker de Emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş.
Komutan da digeri gibi dönerek :
'İşte cesaret' demiş .

Sıra gelmiş Denizci'lerin komutanına. Komutan askerini çağırmış.Asker
çakı gibi hazırola geçmiş ve; 'Emret komutanım' demiş.

Komutan :'Derhal denize atla ve 30 dakika yüzeye çıkma' demiş..

Asker : 'S..tir yavşak .ötün yiyosa sen atla!' demiş.
Komutan,diğer komutanlara dönerek :

'İşte asıl cesaret budur' demiş...


18-03-2009 04:05

 
ortalıkta kimse olmayınca
Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple beraber günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
'Peder, büyük günah işledim...'
'Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir...'
'Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle yattım...'
'Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin...'
'Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri hariç iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla seviştik.'
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
'Peder, geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle yattık..'
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
'Peder???? Peder, neredesiniz?'
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamış ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
'Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?'
'Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını fark ettim de!'

12-03-2009 10:51

 
xxl
Benim hanım kazandı!

Amerika'da bir benzin istasyonu satışlarını artırmak için bir 'Deposunu doldurana bedava seks imkanı' kampanyası başlatmış. Smith adlı bir adam da gelip depo doldurtmuş ve 'Hani nerede bedava seks?' diye sormuş.
Benzincide çalışan çocuk 'Dur bakalım amca' demiş. 'Biz bedava seks imkanı diye ilan ettik. Sen şimdi bana 1'den 10'a kadar bir rakam söyleyeceksin. Eğer tutturursan hemen sana bedava seks.'
Smith 'Beş' demiş.
Benzinci de 'Ah' demiş 'Eğer altı deseydin kazanacaktın.'
Smith ertesi hafta yanında arkadaşı Bill olduğu halde aynı benzinciye gelip şansını bir daha denemek istemiş. Yine deposunu doldurtmuş. Benzinci yine bir numara söyle demiş. Smith 'Üç' demiş. Benzinci de 'Ah' demiş 'Eğer iki demiş olsan kazanmıştın.'

Bill, Smith'e 'Oğlum bu herifler milleti kazıklıyorlar. Bedava seks falan yok' deyince Smith itiraz etmiş 'Hiç öyle şey olur mu? Bu tamamı ile şans meselesi. Benim hanım geçen hafta iki kere kazandı!


05-03-2009 12:08

81.213.69.252
 
bay xxl
Büyüklerden, büyük laflar!
(Alper Mestçi-Hüseyin Özcan'ın, 'Saçmalama, Ünlülerden Beyne Zarar Cümleler' adlı derlemesinden alınmıştır)

Zekeriya Beyaz - Parası yoktursa, hacca gitmek fuzulidir.
Hakan Şükür - Çok sert toptu. O an için yapabileceğim; topun kafama çarpmasını sağlayıp, kaleye göndermekti. Yani zihinsel olarak golü düşündüm.

Petek Dinçöz - Ramazan bizim estetik tarihimizdir.
Yasemin Bozkurt - Şimdi Sinan'a dönüyoruz. Sinan burada kadın kadınayız.

Show TV altı yazı - Sürücü yanan otomobilini neden terk etti?

Sinan Engin-Oyuncunun transferi ile ilgili herhangi bir görüşme yok, sadece görüşmelerimiz sürüyor.

Şansal Büyüka - Galatasaray, bilet fiatlarını 1-1.5 milyon dolara düşürmesine rağmen tribünler boş kaldı.

Ceylan - Benim kitleyicim, türkü söylememi istiyor.

Rüştü - İspanyaca konuşmak bilmiyorum.
Kibariye - Sanıyorum ki çok özür dilerim.

Yıldız Tilbe - Boş bulundukça dua ederim.
Petek Dinçöz - Sayısal lotodan para çıkarsa bunu Saddam'ın
bulunması için kullanmayı düşünüyorum.

Taki Doğan - Oooo, I was in Moscow next week (Gelecek hafta Moskova'daydım)

Fatih Terim - Seyretmedim, görmedim ama gördüğüm kadarı ile söylüyorum gol değildi.
Orhan Gencebay - Çok sade ve görkemli bir tören.
Safiye Soyman - On kilo, kilo verdim.

Mehmet Ali Erbil - Sana hiç iki kişi birden pompaladı mı?
İbrahim Tatlıses - Arka kafamı nereye vurduğumu hatırlamıyorum.

04-03-2009 10:53

81.213.69.252
 
Ebruca
Mantıkçı Rahibe :))

Iki rahibe varmıs; biri matematikçi, biri mantıkçı

Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe
mantikliya dönerek: 'Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve
gittikçe yaklasiyor, su anda aradaki mesafe 50 metre' der.

Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açıklamasi olabilecegini
ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri
gerektigini belirtir. Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar.
2 dakika sonra matematikçi rahibe: 'Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi
kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda...'
Mantikli rahibe: 'O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir'.

Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe : 'O da
kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre.'
'O zaman mantik olarak bizi yakalayacak, birimiz saga digerimiz sola
saparak kiliseye ulasmaya çalisalim, en az birimiz kurtulur.' ve
matematikçi saga dogru, mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20
dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40
dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir.
Matematikçi sorar: 'Ne oldu, ne yaptin ?'
'Adam beni takip etti, artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik
olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu...'
'Eeee?...' 'Mantik olarak ben durdum, adam da durdu.' 'Sonra?...'
'Mantik olarak ben etegimi kaldirdim, o da pantolonunu indirdi. '

'Peki daha sonra?...'

'Daha sonra ne olacak ki? Etegini kaldirmis bir rahibe, pantolonunu indirmis bir adamdan daha hizli kosar..!!!!


03-03-2009 18:51

 
melez
Köyün ağasının oğlu komşu köyün ağasının
kızına sevdalanır.
Oğlanın babası amcaları toparlanıp komşu ağanın
kızını istemeye giderler.
Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın
babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye de pek
niyeti yoktur.
İşi yokuşa sürmeye başlar.. 5 inek, 1 boğa
isterim.karşı taraf kızı almaya kararlıdır Veririz
ağam...
100 baş da koyun isterim... Veririz ağam.. Dere boyundaki
5 tarlanızdan birini isterim... Veririz ağam..
Kızın babası iyice bastırır 6 metre altın kordon
isterim... Oğlan tarafı birbirine bakar Onu da veririz
ağam...
Kızın babası kendince son darbeyi vurur Damatta 30
santimlik alet isterim...
deyince Oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir
kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler.
Oğlanın babası derin bir nefes alıp cevabi
yapıştırır. KESTİRİRİZ BE AĞAM !


26-02-2009 12:51

 
Hüsso
Oldukça seçkin görünümlü bir bayan uçakla isviçre'den dönmekteydi.

Yanında oturmakta olan rahibe:'Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?' diye sordu.


Rahip :'Elbette kızım, senin için ne yapabilirim? ' diye cevapladı.

Kadın açıkladı:Kendime yeni bir epilasyon aleti aldım ve buna oldukça yüklü bir para saydım. Sanırım limitlerin oldukça üzerine çıktı ve gümrükte elimden alırlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçişte bunu cübbenizin altına saklayabilir misiniz?'

Rahip:'Tabi ki yapabilirim evladım ama biliyorsunuz ki ben yalan söyleyemem.' diye yanıtladı

Kadın:'Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar' dedi ve pahalı epilasyon aletini pedere verdi.

Uçak havaalanına vardı. Peder gümrükten geçeceği sırada görevli:'Peder, bildireceğiniz herhangi bir yükünüz var mı?' diye sordu.

Bunun üzerine Peder :'Başımdan kuşağıma kadarki bölümde açıklayacağım herhangi birşey yok, evladım' dedi

Bu yanıtı garip bulan görevli :'Peki kuşağınızın altında kalan bölümde neyiniz var?' diye sordu.

Peder yanıtladı:'Kadınların kullanımı için dizayn edilmiş mükemmel, küçük bir alet var, ancak şimdiye kadar hiç kullanılmadı!! '

Görevli kahkahadan kırılarak:'Tamam peder geçebilirsin, sıradaki!..' :))


25-02-2009 10:13

 
Ahmet çavuşoğulları
Buluştuk buluştuk!
Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak için ihale açar.

İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler.

İngiliz firması: - Biz iki taraftan da aynı anda tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz.

Tüneller arasında en fazla bir metre fark olur. Otuz metre enindeki tünelde de bir metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.

Amerikan firması: - Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz en fazla elli santim fark olur, der. Japon firması ise: - Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.

En fazla yirmi santim fark olur, diye beyan eder. Sıra bizim Temel'e gelir. Temel: - Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.

17-02-2009 10:19
 
kısa kısa ahmet çavuşogludan
- Ben küçükken ailem o kadar fakirdi ki, eğer oğlan olmasaydım oynayacak hiç bir şeyim olmayacaktı.
- Dün beni bir kız arayıp 'Bize gel, evde kimse yok' dedi. Ben de gittim, hakikaten evde kimse yoktu.
- Kız arkadaşım, sevişirken benimle konuşmayı çok sever. Daha geçen gece yarısı beni bir otelden aradı.
- Geçen gün eve, işimden erken döndüm. Bir de baktım ki çıplak bir adam koşuyor. 'Arkadaş, neden böyle koşuyorsun?' diye sordum. O da 'Sen işten erken döndün de ondan' dedi.
- Bugün zor bir gün geçirdim. Sabah gömleğimi giyerken düğmesi koptu. Çantamı elime aldım sapı koptu. Şimdi tuvalete girmeye korkuyorum.
- Küçükken annem ile babamın benden nefret ettikleri belli idi. Banyo küvetinin içindeyken bana oynamam için bir saç kurutma aleti ile bir de ekmek kızartacağı verirlerdi.
- Doktora 'Doktorcuğum, acaba neyim var? Her sabah aynaya bakıp da suratımı gördüğümde içimden kusmak geliyor' diye sordum. O da şu cevabı verdi 'Neyiniz olduğunu bilmiyorum ama gözlerinizin çok sağlam olduğu muhakkak!'
- O kadar çirkinim ki, beni doğurtan doktor, şaplağı anneme atmış.
- Küçükken bir gün kaybolmuştum. Annemi, babamı bulmama yardımcı olması için bir polise gittim ve sordum 'Polis amca, acaba annemle babamı bulabileceğiz mi?'
Polis cevap verdi 'Vallahi bilemem. Saklanabilecekleri o kadar çok yer var ki!'
Siz artık onları mazur görün, kusurlarına bakmayın!

17-02-2009 10:20

81.213.177.244
 
xxl
Halepli Abdürrahim Efendi uzun entarisi ile dolaşır, altına don giymezmiş. Bir gün Halep Çarşısı'nda dolanırken şiddetli bir rüzgar çıkmış, entari havalanmış, Abdürrahim Efendi'nin açıkta kalanını herkes görmüş. Bu uygunsuz durumu kadıya şikayet etmişler.
Dava görülmeye başlamış. Kadı kimlik tespiti yaparken sormuş:
'Evli misin?'
'Evliyim... Dört karım, dört de cariyem var...'
'Kaç çocuğun var?'
'Dur hele Kadı efendi düşüneyim?' Halepli Abdürrahim Efendi başlamış düşünmeye, düşünürken de parmak hesabı yapmaya.
'Birinci karıdan altı çocuk.. İkinciden dört çocuk.. Üçüncüden iki kızım var ellerinden öper...'
'On iki etti.. Başka?'
'Küçük karıdan da üç çocuk... Cariye kullarından ikişer çocuk daha...'
Bizimki sadece sayı söylüyor.. Hesabı Kadı yapıyor..
'On dokuz etti.. Başka?'
'Başka yok Kadı efendi.. Hanımlardan üçü hamile.. Cariye kullarından da ikisi yüklü..'
'Yani beş çocuk daha yolda..'
'Sayende Kadı efendi.
Halep Kadısı bu ifade üzerine biraz düşünmüş, uzun, kır sakallarını karıştırmış. Karşısında boynu bükük duran Abdürrahim Efendi'ye uzun uzun baktıktan sonra 'Yaz katip' deyip hükmünü açıklamış;
'Halep'de mukim, Abdülmecit'ten olma Razıya'dan doğma Abdürrahim Efendi'nin don giymeye fırsat bulamadığından beraatine...'


30-01-2009 12:49

 
Melez
GETTİİİİİ ? (=

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı çekilmez bir hal aldığında tıbbi bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.

Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine; "Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var," der doktor.

- "Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
- "Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
- "Peki kötü haber nedir doktor bey?"
- "Çok nadir görülen bir durum. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor.

Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."

Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;

- "Ne yapsam acaba; erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım, kimin için yaşarım, el içine nasıl çıkarım?"

Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir. Hastaneden taburcu olduğunda,

"Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder.

Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir baslangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.

"İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkana girer.
Tezgahtara,
- "Yeni bir takım elbise istiyorum," der.

Tezgahtar Joe'yu şöyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
"Bir bakalım; 44 beden!" der.
Joe gülerek,
- "Kesinlikle doğru, nereden anladınız?"
"Bu benim işim".
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne 'cuk' diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken tezgahtar sorar;

- "Yeni bir gömlek de ister misiniz?" Joe bir kaç saniye düsündükten sonra
"Elbette" der.
Tezgahtar Joe'ya şöyle bir bakar;
- "Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
"Kesinlikle doğru, nereden anladınız?"
- "Bu benim işim!"
Joe gömleği giyer. Evet, gömlek süper olmuştur.

Yakasını aynada düzeltirken tezgahtar sorar;
"Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
- "Evet, lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım."
Tezgahtar Joe'nun ayaklarına bakarak;
"Evet... 9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
- "İnanamıyorum, bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız?
Vallahi bravo!"
Tezgahtar; "Efendim, bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar ayağına tam uyar; şöyle dükkan
içerisinde bir tur atarken tezgahtar;

- "Beyefendi, vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka vereyim ben!" der.
Joe aynaya bakarak kendini beğeniyle izler ve
- "Evet, bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara.

Tezgahtar Joe'nun kafasına bakarak;
- "Eveeet... 7-5/8." Joe yine şaşkın bir şekilde tezgahtara;
- "Evet, doğru. Nereden bildiniz?" diye sorar.
Tezgahtar iyiden iyiye havaya girmiş bir sekilde;
- "Bu benim işim efendim" der. Şapka da süper oturmuştur kafasına.

- "Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgahtar bu sefer "Size bir tane de don verelim efendim." Der.

Joe birkaç saniye düşünür ve
- "Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adım atarak
- "Eveeet.. 36 beden!" der.
Joe gülerek;
- "İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgahtar kafasını sallayarak
- "Hayır, size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!.. ((=




30-01-2009 01:10

 
hüsso
*Kızılderili çocuk babasına soruyor:
- Baba diğer milletlerin ne güzel adları var, Ali, Ayşe, Hans,Tom....
Hepsi kısa kısa isimler. Bizimkiler, sanki birer öykü. Gece
uluyan çakal, gün doğarken uçan kartal, bunlar ne biçim adlar? **
** - Bak yavrum, Kızılderili adları, gerçekten bir öyküdür ve güzeldir.
Örneğin, küçük kardeşin Dolun Ay, ay dolunay halinde iken,
annen yanıma geldi, birlikte olduk, o güzel çocuk doğdu..
Erkek kardeşin, Çakan Simsek;annenle bir gün gezerken, sağanak
halinde yağan yağmurdan kurtulmak için girdiğimiz
mağaranın ağzında, şimşekler çakarken annenle birlikte olduk ve o
kahraman kardeşin, Çakan simsek oldu.
Ablan, Bahar Çiçeği; ilkbaharda annenle otların arasında
koşarken,birlikte olduk ve o güzel çocuk, Bahar Çiçeği oldu.
Simdi anladın mi Yırtık Prezervatif?*


28-01-2009 10:41

 
hüsso
Memleketin birinde 3 kere camiye gitmeyeni idam ediyorlarmış.
Usulen idam edilmeden önce 3 dilegini yerine getiriyorlarmış.
Adamın biri 3 kere gitmemiş ve tabii yakalanmış. İdam edilmeden önce sormuşlar İlk dilegin ne?
Vezirin karısıyla beraber olmak istiyorum! Vezir 'olmaz' dese de padişah 'mecbur' demiş
ve adam vezirin karısıyla beraber olmuş.
İkinci dilegi olarak padişahın karısıyla beraber olmayı seçmiş. Bu sefer padişah 'hayır' dese de
herkes itiraz edince mecbur kalmış.
Son dilegin ne? Adam, bir vezire, bir padişaha bakmaya başlamış.
Aradan 5 dakika geçtikten sonra vezir bakmış namus elden gidecek

- Ben bunu sanki camide gördüm gibi geldi, diyince padişah da
- Ne gibisi lan ! Yanımda kılıyordu!


28-01-2009 10:15

88.224.193.168
 
hüsso
Modern bir hastanede cok sıkışan bir adam defalarca denemesine karsin devamli mesgul olan erkekler tuvaletine giremez. Adamin zor durumunu goren bir hemsire adamin haline acir ve
- Bayim, duvardaki tuslarin hic birine dokunmayacaginiza soz verirseniz bizim cok ozel tuvaleti kullanabilirsiniz. ' diyerek yardimci olur.

Adam tesekkur eder, ihtiyacini giderdikten sonra gozleri karsisindaki duvarda bulunan ve ustunde IS, IH, TP ve OTC yazan rengarenk tuslara takilir.
Biraz tereddut eder, soz vermistir. Ancak merakini yenemeyerek IS yazan birinci tusa dokunur. Altindan fiskiran ilik su aninda adamin altini yikar.

Erkekler tuvaletinde boyle bir luksu hic yasamamis adam, daha buyuk bir haz beklentisi icinde IH tusuna basar. Sonuc, bekledigi uzere olaganustudur. Bu kez ilik su yerine pufur pufur bahar cicegi kokulu ilik hava, nazik yerlerini kurulamaktadir. ..

Hanimlar tuvaletinin tuvalet otesi bir sey olduguna inanan adam tereddutsuz TP tusuna uzanir. Bu kez de talk pudrasinin oksayici etkisiyle kendinden gecer.

Son tusun daha gorkemli bir etkisi olacagina kuskusu olmayan adam hemen ona da basar. Gozlerini acip hatirladigi ilk sey, hastanede uzandigi yatakta kendisine dogru egilmis endiseli hemsirenin yuzudur.
- Ne oldu bana?' diye sorar aci icinde, - son hatirladigim sey, hemsirelerin ozel tuvaletinde uzerinde OTC isaretli bir tusa basmak.'
- Biliyorum der hemsire; OTC otomatik tampon cikarici demektir. PİPİNİZ yastiginizin altinda..


28-01-2009 10:09

88.224.193.168
 
hüsso
Erkeğin Duası :)

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
-'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'

Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah , karısının bedeninde uyanıyor.
Hemen yataktan fırlıyor.


* Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
* Çocuklarını uyandırıyor.
* Elbisele rini hazırlıyor.
* Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
* Beslenme çantalarını hazırlıyor.
* Çocukları okula götürüyor.
* Eve dönüp, evi toparlıyor.
* Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
* Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
* için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
* uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
* Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.


Bu arada öğlen oluyor.
* Evi süpürmeye başlıyor.
* Eşyaların tozunu alıyor.
* Mutfağı siliyor.
* Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
* Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
* Yolda onlarla sohbet ediyor.
* Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
* Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor.
* Süt ve kek getiriyo r.
* Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
* Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor.
* Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
* Salata malzemelerini yıkıyor.
* Pilav için pirinci ıslatıyor.
* Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
* Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
* Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
* Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
* Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor.
* Onlara hikaye okuyor.
* Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.


Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a y alvarmaya başlıyor :
-'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.'

Allah cevap veriyor :
-'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın


28-01-2009 10:00

 
Melez
Melon şapkasının zerinden kafasının kaşımaya çalışan adamı görmüş ve yanına giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?
- Evet, neden sordun?
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da...
- Ne olmuş yani?! Sen kıçın kaşınınca pantalonunu mu çıkarıyorsun?


23-01-2009 17:33

 
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12
Siz de Yazın